Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davalarında emsal teşkil edecek bir karara imza attı. Eşinin aracına gizlice dinleme cihazı yerleştiren bir kadının bu eylemi "ağır kusur" olarak değerlendirildi. Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin kadının tazminat ve nafaka taleplerini reddetmesini hukuka uygun bularak kararı onadı. Karar, özel hayatın gizliliğini ihlal eden bu tür eylemlerin boşanma sürecinde ağır kusur sayılacağını ortaya koyuyor.
Davaya konu olan olay
İstanbul'da yaşayan bir çift arasında başlayan boşanma davasında kadın, eşinin kendisini aldatması nedeniyle boşanma talebinde bulundu. Ancak yargılama sırasında ortaya çıkan bir detay davanın seyrini değiştirdi. Kadının, eşinin aracına gizlice bir dinleme cihazı yerleştirdiği ve bu cihaz aracılığıyla eşinin konuşmalarını kaydettiği tespit edildi. Erkek tarafı, bu durumu delil olarak sunarak kadının kusurlu olduğunu iddia etti.
Yerel mahkeme kararı
Yerel mahkeme, her iki tarafın da kusurlu olduğunu belirterek boşanmaya hükmetti. Ancak mahkeme, kadının eşinin aracına dinleme cihazı yerleştirmesini ağır kusur olarak nitelendirdi ve bu nedenle kadının maddi-manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerini reddetti. Kadın bu kararı temyiz etti.
Yargıtay'ın değerlendirmesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, temyiz incelemesinde yerel mahkemenin kararını hukuka uygun buldu. Yüksek Mahkeme, kadının eyleminin özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini ve bu nedenle "ağır kusur" oluşturduğunu vurguladı. Kararda, "Davacı kadının, eşinin aracına gizlice dinleme cihazı yerleştirmesi, güven sarsıcı ve özel hayatı ihlal eden bir eylemdir. Bu eylem, Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi kapsamında ağır kusur teşkil eder. Bu nedenle kadının tazminat ve nafaka taleplerinin reddedilmesi yerindedir" denildi.
Emsal niteliği
Uzmanlar, bu kararın benzer davalara ışık tutacağını belirtiyor. Özellikle teknolojinin gelişmesiyle birlikte eşler arasında gizli takip ve dinleme vakalarının arttığına dikkat çeken avukatlar, Yargıtay'ın bu kararının özel hayatın gizliliğine verilen önemi bir kez daha ortaya koyduğunu ifade ediyor. Boşanma davalarında tazminat ve nafaka taleplerinin değerlendirilmesinde tarafların kusur oranının belirlenmesi kritik öneme sahip. Bu karar, kusur oranının hesaplanmasında gizli dinleme gibi eylemlerin ağır kusur sayılacağını netleştirmiş oldu.
Öte yandan, bu tür eylemlerin ceza hukuku açısından da suç teşkil ettiğini hatırlatan uzmanlar, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinde düzenlendiğini ve bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünü belirtiyor.