Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin hızlı tren ağını genişletme hedefini açıkladı. Bakan Uraloğlu, 2028 yılına kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayısının 11'den 27'ye yükseltileceğini belirtti. Proje tamamlandığında, ülkenin dört bir yanını 48 saat içinde gezmek mümkün olacak. Bakan, bu gelişmeyi ulaşımda bir devrim olarak nitelendirdi.
2028 hedefi: 27 il hızlı trene kavuşacak
Bakan Uraloğlu, mevcut durumda 11 ilde hızlı tren hizmeti verildiğini, 2028'e kadar bu sayının 27'ye çıkarılacağını söyledi. Yeni hatların inşaası için çalışmaların sürdüğünü belirten Uraloğlu, Ankara-İzmir, Ankara-Bursa ve İstanbul-İzmir gibi önemli güzergahların tamamlanacağını ifade etti. Ayrıca, Karadeniz Bölgesi'ni Marmara'ya bağlayacak hatların da proje kapsamında olduğunu ekledi.
2053 vizyonu: 52 ilde hızlı tren
Uraloğlu, 2053 yılına kadar hızlı tren ağının 52 ile yaygınlaştırılmasının planlandığını duyurdu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı çerçevesinde, toplam 11 bin 600 kilometrelik yüksek standartlı demiryolu ağı hedefleniyor. Bu ağın içinde 6 bin 100 kilometrelik hızlı tren hattı bulunacak. Bakan, projenin tamamlanmasıyla Türkiye'nin demiryolu taşımacılığında dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğini iddia etti.
Hızlı tren ağının genişlemesi, sadece yolcu taşımacılığında değil, yük taşımacılığında da önemli avantajlar sağlayacak. Mevcut demiryolu yük taşıma oranının artırılması, karayollarındaki trafik yükünün azaltılması ve karbon emisyonlarının düşürülmesi hedefleniyor. Bakan Uraloğlu, çevre dostu ulaşımın teşvik edilmesi amacıyla demiryoluna yatırım yapmanın stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Projelerin finansmanı için kamu-özel işbirliği modelleri ve uluslararası kredi kuruluşlarıyla görüşmeler sürüyor. Uraloğlu, yatırım maliyetlerinin yıllara yayıldığını ve bütçe disiplini içinde yürütüldüğünü belirtti.
Ulaştırma uzmanları, hızlı tren ağının genişlemesinin bölgesel kalkınmayı hızlandıracağına, turizmi canlandıracağına ve şehirler arası seyahat sürelerini önemli ölçüde kısaltacağına dikkat çekiyor. Ancak, bazı projelerin tamamlanma takviminde gecikmeler yaşandığı ve ihale süreçlerinin uzadığı da eleştirel bir not olarak belirtiliyor.