İngiltere Ulusal Arşivleri'nde yapılan bir inceleme sırasında, ABD Bağımsızlık Bildirgesi'nin 1776 yılına ait son derece nadir bir el yazması kopyası ortaya çıkarıldı. Bildirge, bir Amerikan gemisinin Kraliyet Donanması tarafından ele geçirilmesine ilişkin belgeler arasında bulundu. Keşif, Amerika Birleşik Devletleri'nin 250. bağımsızlık yıl dönümü kutlamalarına sadece bir yıl kala gerçekleşti ve tarihçiler arasında büyük heyecan yarattı.
Keşif nasıl yapıldı?
Arşiv görevlileri, 18. yüzyıldan kalma bir gemi manifestosunu incelerken, katlanmış bir kağıt parçasına rastladı. Kağıt açıldığında, üzerinde Bağımsızlık Bildirgesi'nin el yazısıyla kopya edildiği görüldü. Uzmanlar, belgenin 1776 yılının Ağustos ayında, Philadelphia'da basılan orijinal bildirgenin İngiltere'ye ulaşan ilk kopyalarından biri olduğunu tahmin ediyor. Kopya, o dönemde bir İngiliz subayı tarafından ele geçirilen belgeler arasında sınıflandırılmıştı.
Tarihsel önemi ve bağlam
ABD Bağımsızlık Bildirgesi, 4 Temmuz 1776'da Kıta Kongresi tarafından kabul edilmiş ve 13 koloninin Britanya İmparatorluğu'ndan ayrıldığını ilan etmişti. Orijinal belgenin günümüze ulaşan 26 kopyası bilinmekle birlikte, bunların çoğu basılı nüshalardır. El yazması kopyalar ise çok daha nadirdir. Yeni bulunan belge, bu nedenle tarihçiler için paha biçilmez bir kaynak niteliği taşıyor. Belgenin üzerinde herhangi bir imza bulunmamakla birlikte, dönemin el yazısı özelliklerini taşıması, onu daha da değerli kılıyor.
Belgenin akıbeti ve sergilenmesi
İngiltere Ulusal Arşivleri, kopyanın koruma altına alındığını ve ilerleyen aylarda halka açık bir sergide gösterilmesi için hazırlık yapıldığını duyurdu. ABD'nin Londra Büyükelçiliği ise belgenin ortak bir proje kapsamında 2026'daki 250. yıl kutlamalarında sergilenmesi için görüşmelere başladı. Tarihçiler, belgenin İngiltere ve ABD arasındaki tarihsel bağları yeniden canlandırabileceğini belirtiyor.
Uzmanlar, bu keşfin Bağımsızlık Bildirgesi'nin hazırlanış sürecine ve belgenin Avrupa'da yayılma hızına ışık tuttuğunu vurguluyor. Belgenin, dönemin İngiliz diplomasisi ve istihbarat ağı hakkında da önemli ipuçları barındırdığı düşünülüyor. Keşif, aynı zamanda arşivlerde hâlâ keşfedilmeyi bekleyen birçok tarihsel hazinenin bulunduğuna işaret ediyor.