Erzurum'da hekimler, sağlık çalışanları ve vatandaşlar, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla düzenlenen sessiz yürüyüşün 145'inci haftasında bir araya geldi. Lalapaşa Camii önünde toplanan grup, ellerinde Filistin bayrakları ve çeşitli pankartlarla Yakutiye Medresesi önüne kadar yürüdü. Yürüyüşe katılanlar, İsrail'in saldırılarını kınayan sloganlar attı ve Gazze'deki insani duruma dikkat çekti.
Sessiz Yürüyüşün Başlangıcı
Kentin farklı noktalarından gelen sağlık çalışanları ve vatandaşlar, Lalapaşa Camii önünde toplanarak basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, Gazze'de yaşanan insanlık dramına vurgu yapılarak, İsrail'in saldırılarının bir an önce durdurulması gerektiği belirtildi. Katılımcılar, Filistin halkının yanında olduklarını ifade ederek, uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Sessiz yürüyüş, her hafta cuma namazı sonrası gerçekleştirilirken, bu haftaki katılım yoğunluğu dikkat çekti. Sağlık çalışanlarının yanı sıra sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve farklı meslek gruplarından vatandaşlar da destek verdi. Yürüyüş boyunca Filistin bayrakları taşıyan grup, Yakutiye Medresesi önünde son buldu.
Protestolarda İnsani Vurgu
Erzurum'daki protesto eylemleri, sadece siyasi bir tavır değil, aynı zamanda insani bir duruş sergiliyor. Katılımcılar, Gazze'de hastanelerin hedef alınmasını, sağlık çalışanlarının yaşamını yitirmesini ve çocukların yaşam mücadelesini gündeme taşıdı. Sağlıkçılar, meslektaşlarının yaşadığı zorluklara dikkat çekerek, 'Sağlıkçılar Gazze için sesini yükseltiyor' pankartı taşıdı.
Yürüyüşte konuşan bir sağlık çalışanı, 'Biz burada her hafta toplanarak sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Gazze'deki meslektaşlarımız, hastanelerinde bombaların altında çalışıyor. Bu, insanlık suçudur. Dünya bunu görmezden gelmemeli' ifadelerini kullandı.
Küresel Bir Vicdan Çığlığı
Erzurum'daki bu protesto, Türkiye genelinde olduğu gibi, küresel kamuoyuna da bir vicdan çığlığı olarak yansıyor. Her hafta artan katılımla devam eden yürüyüşler, Filistin davasına duyarlılığın ne denli yüksek olduğunu gösteriyor. Gazze'deki saldırıların gölgesinde geçen haftalarda, sağlık çalışanlarının özverili çabaları ve insanların duyarlılığı, umut verici bir tablo çiziyor.
Uzmanlar, bu tür eylemlerin kamuoyu oluşturmada ve uluslararası baskıyı artırmada önemli bir rol oynadığını belirtiyor. Her hafta tekrarlanan sessiz yürüyüş, kararlı bir duruşun simgesi haline geldi. Erzurum'daki sağlık çalışanlarının ve vatandaşların bu direnişi, Gazze'deki dramın sona ermesi için atılan adımların bir parçası olarak değerlendiriliyor.
İsrail'in saldırıları devam ettiği sürece protestoların süreceği belirtilirken, katılımcılar, uluslararası topluma ve Türkiye'deki tüm vatandaşlara çağrıda bulunarak, 'Sessiz kalma, Gazze için sesini yükselt' mesajı verdi.