Adana merkezli 6 ilde kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı (Furkan Vakfı) kurucusu Alparslan Kuytul ile eşi Semra Kuytul, sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kuytul çifti, nöbetçi sulh ceza hakimliğince "silahlı terör örgütü kurma veya yönetme" ve "terör örgütüne üye olma" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturma ve operasyon süreci
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda aralarında Alparslan Kuytul'un da bulunduğu 14 şüpheli gözaltına alındı. Yapılan aramalarda dijital materyaller, örgütsel dokümanlar ve çok sayıda delil ele geçirildiği öğrenildi. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki sorguları tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edildiği belirtildi. Savcılık, Kuytul çiftinin yanı sıra diğer şüpheliler hakkında da adli kontrol talebinde bulundu. Mahkeme, Alparslan ve Semra Kuytul'un tutuklanmasına karar verirken, diğer şüphelilerden bazılarını adli kontrol şartıyla serbest bıraktı.
Furkan Vakfı ve Alparslan Kuytul kimdir?
Alparslan Kuytul, 1995 yılında Adana'da Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı'nı kurdu. Vakıf, zamanla Türkiye genelinde yurtlar, okullar ve dershane benzeri eğitim kurumları açarak geniş bir ağa ulaştı. Kuytul, daha önce de "FETÖ'ye destek verdiği" iddialarıyla gündeme gelmişti. 2021 yılında da hakkında yakalama kararı çıkarılmış, ancak bir süre sonra serbest bırakılmıştı. Kuytul, yaptığı açıklamalarda kendisine yönelik suçlamaları reddederek, vakfının eğitim faaliyetlerinin tamamen yasal olduğunu savunmuştu. Ancak son operasyonla birlikte, "Kuytulcular" olarak bilinen yapının, dini bir cemaat görünümü altında faaliyet gösteren gizli bir örgüt olduğu öne sürülüyor.
Tutuklama kararına yakın çevreden tepkiler
Kuytul ve eşinin tutuklanmasının ardından, Furkan Vakfı'na yakın isimler sosyal medya hesaplarından açıklamalarda bulundu. Vakfın gençlik kolları olarak bilinen Furkan Gençlik üyeleri, Kuytul'un tutuklanmasını "zulüm" olarak nitelendirerek, adalet çağrısı yaptı. Kuytul'un avukatları ise karara itiraz edeceklerini duyurdu. Avukatlar, müvekkillerinin masum olduğunu ve tutuklamanın hukuka aykırı olduğunu belirtti. Adana Barosu Başkanı ise yaptığı yazılı açıklamada, sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.
Soruşturmanın boyutu ve iddialar
Soruşturma dosyasında, "Kuytulcular" yapılanmasının, dini değerleri kullanarak gençleri radikalleştirdiği, örgüt liderine mutlak itaat esasına dayalı bir hiyerarşi oluşturduğu ve örgütten ayrılmak isteyenlere yönelik tehdit ve şiddet uyguladığı iddiaları yer alıyor. Ayrıca, örgütün finansmanının, vakfa bağlı okul ve yurtlardan elde edilen gelirlerin yanı sıra, yurt dışından gelen bağışlarla sağlandığı öne sürülüyor. Soruşturma kapsamında, örgütün üniversitelerdeki yapılanmasına ilişkin de önemli bilgilere ulaşıldığı bildirildi. Elde edilen dijital verilerde, örgüt üyelerinin toplantı notları ve talimatların yer aldığı belirtildi.
Bağımsız gözlemciler, bu tür yapılanmaların, dini cemaat görüntüsü altında toplumsal kutuplaşmayı artırdığını ve gençlerin eğitim hayatını olumsuz etkilediğini ifade ediyor. Yaşanan bu gelişme, Türkiye'de dini istismar eden yapılara karşı yürütülen mücadelenin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak, hukukçular, tutuklama kararlarının yargı sürecinin başlangıcı olduğunu ve masumiyet karinesinin geçerli olduğunu hatırlatıyor.