Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Esma Gür, kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer alan rahim ağzı (serviks) kanserine karşı hayati uyarılarda bulundu. Hastalığın erken evrede tamamen "sessiz" ilerleyebileceğini belirten Gür, düzenli taramalar ve HPV aşısı sayesinde bu kanserin önlenebileceğini ifade etti. Rahim ağzı kanseri, dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 bin kadını etkiliyor ve 300 binden fazla ölüme neden oluyor. Ancak uzmanlar, doğru önlemlerle bu kanserin neredeyse tamamen engellenebileceğini vurguluyor.
Erken evrede belirti yok, düzenli tarama şart
Op. Dr. Esma Gür, rahim ağzı kanserinin en sinsi yönünün erken evrede hiçbir belirti vermemesi olduğunu söyledi. "Hastalar genellikle ileri evrelerde kanama, ağrı veya akıntı gibi şikayetlerle başvuruyor. Oysa düzenli Pap smear testi ve HPV DNA testi sayesinde kanser öncüsü lezyonlar tespit edilebiliyor. Bu lezyonlar basit bir işlemle alındığında hastalık tamamen iyileşiyor." Gür, 30-65 yaş arasındaki tüm kadınların 5 yılda bir HPV testi, 3 yılda bir Pap smear yaptırmasını önerdi. Ayrıca erken yaşta cinsel ilişki, çok eşlilik, sigara kullanımı ve bağışıklık sistemini baskılayan hastalıkların riski artırdığına dikkat çekti.
HPV aşısı: kansere karşı en güçlü kalkan
Rahim ağzı kanserinin yüzde 99'undan fazlasına Human Papilloma Virüsü (HPV) neden oluyor. Gür, "HPV aşısı, kansere neden olan 9 tip HPV'ye karşı yüzde 90'a varan koruma sağlıyor. Aşının 9-26 yaş arasında, cinsel ilişki öncesi yapılması en etkili sonucu veriyor. Ancak daha ileri yaşlarda da yapılabiliyor. Aşı sayesinde rahim ağzı kanseri tarihe karışabilir" dedi. Türkiye'de 2019'dan bu yana ulusal bağışıklama programında aşı yer almıyor; ancak Sağlık Bakanlığı, 2025 yılı için aşının ücretsiz yapılması yönünde çalışmalar yürütüyor.
Dünya Sağlık Örgütü, 2030 yılına kadar rahim ağzı kanserini bir halk sağlığı sorunu olmaktan çıkarmayı hedefliyor. Bunun için 90-70-90 hedefi belirlendi: 15 yaşındaki kız çocuklarının yüzde 90'ı aşılanmalı, 35 yaşında kadınların yüzde 70'i taranmalı ve tedavi gerektiren vakaların yüzde 90'ı yönetilebilmelidir.
Kadınlar bilinçlenmeli, devlet destek olmalı
Türkiye'de her yıl yaklaşık 4 bin yeni rahim ağzı kanseri vakası tespit ediliyor. Jinekolojik Onkoloji Derneği verilerine göre, düzenli tarama oranı henüz istenen düzeyde değil. Özellikle kırsal bölgelerde farkındalık eksikliği, sosyoekonomik engeller ve aşıya erişim sorunları ön plana çıkıyor. Uzmanlar, birinci basamak sağlık kuruluşlarında ücretsiz pap smear imkanının yaygınlaştırılmasını ve HPV aşısının ulusal aşı takvimine eklenmesini talep ediyor.
Op. Dr. Esma Gür, sözlerini şöyle tamamladı: "Kadınlar sağlıklarını ihmal etmemeli. Düzenli jinekolojik muayene ve aşıyla bu kanserden korunmak mümkün. Devletin de bu konuda daha etkin politikalar üretmesi gerekiyor. Rahim ağzı kanseri, önlenebilir bir hastalıktır; bunun farkında olalım ve gerekli adımları atalım."