Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin başkenti Washington'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde önemli açıklamalarda bulundu. Zirve, ittifakın 75. kuruluş yıldönümüne denk gelirken, Erdoğan'ın gündeminde terörle mücadele, savunma harcamaları ve bölgesel güvenlik konuları yer aldı. Türkiye'nin NATO içindeki stratejik rolüne dikkat çeken Erdoğan, ittifakın yeni tehditlere karşı daha etkin bir yapıya kavuşması gerektiğini vurguladı.
Terörle mücadelede kararlılık
Erdoğan, zirve kapsamında yaptığı konuşmada, terörle mücadelenin NATO'nun öncelikli konuları arasında yer alması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin uzun yıllardır terör örgütleriyle mücadele ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı, müttefik ülkelerden daha fazla destek beklediklerini ifade etti. Özellikle Suriye ve Irak'ta faaliyet gösteren terör unsurlarına karşı Türkiye'nin sınır güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını yineleyen Erdoğan, NATO'nun kolektif güvenlik anlayışının terör tehdidine karşı da geçerli olması gerektiğini söyledi.
Savunma harcamaları ve caydırıcılık
Zirvede savunma harcamaları da önemli bir gündem maddesiydi. Erdoğan, Türkiye'nin NATO'nun belirlediği gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 2'si oranındaki savunma harcaması hedefini karşıladığını ve bu konuda örnek ülkelerden biri olduğunu vurguladı. Diğer müttefiklerin de bu taahhüdü yerine getirmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, ittifakın caydırıcılık kapasitesinin artırılması için daha fazla yatırım yapılması çağrısında bulundu. Ayrıca, NATO'nun savunma sanayisi iş birliğinin geliştirilmesi ve ortak projelerin hayata geçirilmesi konusunda Türkiye'nin katkılarının altını çizdi.
Bölgesel güvenlik ve Ukrayna
Zirvede Rusya-Ukrayna savaşı ve bunun bölgesel güvenliğe etkileri de ele alındı. Erdoğan, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarına devam ettiğini ve İstanbul'da imzalanan tahıl koridoru anlaşmasının önemini hatırlattı. Savaşın bir an önce sona ermesi için diplomatik çözüm arayışlarının sürmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, NATO'nun Ukrayna'ya desteğinin devam etmesi gerektiğini ancak bu desteğin ittifakın doğrudan çatışmaya dahil olmasına yol açmaması gerektiğini ifade etti.
Erdoğan'ın zirvedeki bir diğer önemli teması ise savunma sanayisinde yaşanan ambargo sorunları oldu. Türkiye'nin yerli savunma sistemleri geliştirme konusundaki ilerlemesini anlatan Erdoğan, müttefiklerin bu çabaları desteklemesini ve teknoloji paylaşımının önündeki engellerin kaldırılmasını talep etti. Özellikle F-35 programı dışında bırakılan Türkiye'nin, alternatif savunma çözümleri geliştirme konusunda kararlı olduğu belirtildi.
Zirve sonunda yayımlanan bildiride, ittifakın 75 yıldır barış ve güvenliğe katkı sağladığı vurgulanırken, Türkiye'nin terörle mücadele ve bölgesel istikrar konusundaki rolüne de yer verildi. Erdoğan'ın zirvedeki mesajları, Türkiye'nin NATO içindeki etkili konumunu bir kez daha ortaya koydu.