Türk siyasi tarihinin en tartışmalı ittifaklarından biri olan Recep Tayyip Erdoğan'ın Fethullah Gülen ile kurduğu ortaklık, bugün mutlak butlan kavramıyla yeniden gündeme geliyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile siyasi arenada yükselen Erdoğan, önce Milli Görüş geleneğinden ayrılarak kendi yolunu çizdi, ardından Gülen hareketiyle kurduğu stratejik ittifak sayesinde iktidara yürüdü. Ancak bu ortaklık, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası tamamen ters yüz oldu ve hukuki açıdan 'mutlak butlan' olarak nitelendirilen sonuçlar doğurdu. Bu makalede, ittifakın doğuşunu, yükselişini ve çöküşünü mercek altına alıyoruz.
Milli Görüş'ten Kopuş ve Yeni İttifak Arayışı
1994 yılında Refah Partisi'nden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Erdoğan, Milli Görüş hareketinin önde gelen isimlerinden biri olarak öne çıktı. Ancak 28 Şubat süreci ve ardından yaşanan siyasi gelişmeler, Erdoğan'ın hareketle arasına mesafe koymasına neden oldu. 1998'de okuduğu şiir nedeniyle hapis cezası alması ve siyasi yasağının başlaması, onu farklı arayışlara itti. Bu süreçte Fethullah Gülen'in liderliğindeki cemaat, Erdoğan'a hem siyasi hem de ekonomik destek sağlayarak yeni bir ittifakın temellerini attı.
Gülen hareketinin medya, emniyet ve yargıdaki güçlü yapılanması, Erdoğan'ın 2001'de Adalet ve Kalkınma Partisi'ni (AK Parti) kurmasıyla birlikte daha da belirgin hale geldi. 2002 seçimlerinde tek başına iktidara gelen AK Parti, Gülen cemaatinin desteğiyle birçok kritik kurumda etkinliğini artırdı. Bu ittifak, karşılıklı çıkar ilişkisine dayanıyordu: Erdoğan iktidarını pekiştirirken, cemaat de devlet içinde kadrolaşma fırsatı buluyordu. Ancak bu ortaklık, zamanla derin bir rekabete dönüşecek ve Türkiye'yi bir darbe girişimine sürükleyecekti.
İttifakın Ters Yüz Olması ve 15 Temmuz
2013 yılında Gezi Parkı protestoları ve ardından gelen yolsuzluk operasyonları, Erdoğan ile Gülen arasındaki ilişkilerin bozulduğunun ilk sinyallerini verdi. 17-25 Aralık operasyonları olarak bilinen soruşturmalar, hükümete yakın isimleri hedef alırken, Erdoğan bu operasyonları 'paralel yapı' olarak nitelendirdi ve cemaate savaş açtı. Mücadelenin boyutu, 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişimiyle zirveye ulaştı. Darbe girişimi, FETÖ olarak adlandırılan Gülen yapılanmasının ordudaki mensupları tarafından gerçekleştirildi ve Türkiye büyük bir kaosun eşiğinden döndü.
Darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL sürecinde, hükümet cemaate yönelik kapsamlı bir tasfiye hareketi başlattı. Binlerce kamu görevlisi ihraç edildi, okullar ve kurumlar kapatıldı. Bu süreçte 'mutlak butlan' kavramı hukuki literatürde sıkça telaffuz edilmeye başlandı. Mutlak butlan, bir hukuki işlemin baştan itibaren geçersiz olması anlamına gelir. Darbe girişimi de bu bağlamda, tüm devlet işlemlerinin hukuka aykırı hale geldiği bir dönemi başlattı. Hükümet, OHAL kararnameleriyle yargı ve idari düzenlemelerde mutlak butlan uygulamalarına gitti.
Siyasi Miras ve Güncel Değerlendirme
Bugün gelinen noktada, Erdoğan'ın siyasi yolculuğu, Milli Görüş'ten ayrılış ve Gülen'le yapılan ittifakın bir 'ters tepme' örneği olarak tarihe geçiyor. Bu ittifak, Erdoğan'ı iktidara taşıdığı gibi, aynı zamanda Türkiye'yi yıllarca meşgul eden bir güvenlik ve hukuk krizine de yol açtı. Uzmanlar, bu sürecin Türk siyasetinde derin yaralar açtığını ve hukuk devleti ilkesinin tartışılır hale geldiğini belirtiyor. Mutlak butlan kavramı, sadece darbe girişimi sonrası yapılan işlemleri değil, aynı zamanda bu ittifakın sonuçlarının da geçersiz olduğunu simgeliyor.
Siyasi analistler, Erdoğan'ın bu deneyimden çıkarak yeni ittifak arayışlarına girdiğine ve devlet içindeki yapılanmayı yeniden şekillendirdiğine dikkat çekiyor. Ancak yaşananlar, güven duygusunun ne kadar kırılgan olduğunu ve siyasi çıkarlar üzerine kurulan ittifakların ne kadar tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Türk demokrasisi, bu süreçte ağır bedeller ödedi; ancak güçlü bir toplumsal iradeyle darbe girişimine direniş, ülkenin geleceği açısından umut verici. Bu olaylar, siyasetin etik ve hukuki temeller üzerine inşa edilmesi gerektiğinin en somut kanıtı olarak hafızalarda yerini alıyor.