İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Tahran ile Washington arasında doğrudan müzakere yürütülmediğini ve tarafların yalnızca arabulucular üzerinden mesajlaştığını duyurdu. Erakçi, ABD'nin 2015 tarihli nükleer anlaşmadan çekilmesi ve sonrasında uygulanan yaptırımların mutabakat ihlali olduğunu vurgulayarak, bu ihlaller giderilmeden görüşmelerin yeniden başlamasının mümkün olmadığını ifade etti.
Arabulucular üzerinden mesajlaşma
Erakçi, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, “ABD ile doğrudan bir müzakere sürecimiz yok. İki taraf arasındaki iletişim, çeşitli ülkeler ve uluslararası kuruluşlar aracılığıyla sürüyor” dedi. İranlı diplomat, bu mesaj alışverişlerinin temel amacının, tarafların pozisyonlarını netleştirmek ve müzakerelerin nasıl ilerleyebileceğine dair zemin hazırlamak olduğunu kaydetti. Ancak Erakçi, Washington yönetiminin somut adımlar atmadığı sürece bu görüşmelerin bir sonuca ulaşmasının beklenmemesi gerektiğinin altını çizdi.
İhlaller ve yaptırımlar
İran, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararı ile onaylanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'na (KOEP) 2015 yılında imza atmıştı. ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ise 2018'de anlaşmadan tek taraflı çekilmiş ve İran'a yaptırımları yeniden uygulamaya başlamıştı. Bu süreçte İran da anlaşmadaki nükleer taahhütlerini kademeli olarak askıya aldı. Erakçi, “ABD'nin KOEP'ten çekilmesi ve yaptırımların geri getirilmesi, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Bu ihlaller telafi edilmeden, İran'ın müzakere masasına dönmesi düşünülemez” şeklinde konuştu.
Yeni yönetim, değişen ton
ABD'de Joe Biden yönetiminin göreve başlamasıyla birlikte, nükleer anlaşmaya geri dönüş sinyalleri verilmişti. Ancak bugüne kadar somut bir ilerleme sağlanamadı. Tahran, Washington'ın önce yaptırımları kaldırmasını ve taahhütlerini yerine getirmesini talep ediyor. Erakçi, “Yeni Amerikan yönetimi, eski politikalarını tamamen terk ettiğini göstermelidir. Sadece söylem değişikliği yetmez, eylem şart” dedi. İranlı Bakan, ülkesinin müzakereye açık olduğunu ancak "onurlu bir müzakere" için gerekli ortamın oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Bölgesel gelişmeler ve beklentiler
İran ile ABD arasındaki gerilim, son yıllarda Basra Körfezi'nde yaşanan gerginlikler ve İran destekli grupların bölgedeki faaliyetleriyle daha da arttı. Özellikle 2020'de İranlı General Kasım Süleymani'nin ABD'nin Bağdat'taki hava saldırısıyla öldürülmesi, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmişti. Erakçi, “Bölgede kalıcı istikrar, tüm tarafların uluslararası hukuka saygı göstermesine bağlıdır. İran, komşularıyla ve dünya ile barışçıl ilişkiler geliştirmek istiyor; ancak bu, adil ve eşitlikçi bir temelde olmalıdır” diye ekledi.
Uzman yorumu
İran-ABD ilişkilerindeki bu tıkanıklık, diplomatik çözüm arayışlarını zora sokuyor. Taraflar arasındaki güven bunalımı, yılların birikimi olan derin bir soruna işaret ediyor. İran'ın yaptırımların kaldırılması konusundaki ısrarı, iç kamuoyunu saran ekonomik sıkıntılar ve meşruiyet arayışıyla da bağlantılı. Öte yandan ABD'nin bölgedeki müttefikleri ve İsrail'in de dahil olduğu jeopolitik denklem, müzakerelerin önünü kesen engellerden yalnızca biri. İki ülkenin de bir noktada masaya oturmak zorunda kalacağı aşikar; ancak bu süreç, tarafların iç siyasi dinamikleri ve bölgesel güç mücadeleleri nedeniyle uzun ve çetrefilli bir yola benziyor.