Ankara Güvenpark'ta 13 gündür nöbet tutan er gaziler ve şehit erleri aileleri, özlük haklarının iyileştirilmesini talep ediyor. Terörle mücadele operasyonunda sağ bacağını kaybeden gazi Ümit Tepe, "Bizim haklarımız neden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı? Biz Çocuk Esirgeme Kurumu'nda mı gazi olduk?" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Gaziler, Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanmak istediklerini vurguluyor.
Gazilerden özlük hakları için eylem
Güvenpark'ta toplanan grup, er gazilerin ve şehit erleri ailelerinin sosyal ve ekonomik haklarının iyileştirilmesi için seslerini duyurmaya çalışıyor. Eylemciler, mevcut durumda haklarının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde yürütülmesinden duydukları rahatsızlığı dile getiriyor. Gaziler, bu durumun kendilerini "ikinci sınıf gazi" konumuna düşürdüğünü belirtiyor.
Eylemin 13. gününde konuşan Ümit Tepe, 2019 yılında Şırnak'ta terör örgütü PKK'ya yönelik operasyon sırasında mayına basarak sağ bacağını kaybettiğini anlattı. Tepe, "Ben vatanım için bacağımı verdim. Ama şimdi bana 'git Aile Bakanlığı'na başvur' diyorlar. Oysa biz askeriz, bizim yerimiz Milli Savunma Bakanlığı'dır" ifadelerini kullandı.
Er gazilerin talepleri neler?
Er gaziler ve şehit erleri ailelerinin talepleri arasında şunlar yer alıyor:
- Özlük haklarının Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde düzenlenmesi
- Gazilere verilen maaş ve sosyal yardımların artırılması
- Sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması
- İstihdamda öncelik tanınması
- Çocukların eğitiminde ücretsiz kontenjan sağlanması
Eylemciler, taleplerinin karşılanmaması halinde eylemlerini büyüteceklerini ve Ankara'daki diğer kamu kurumları önünde de protesto yapacaklarını duyurdu.
Tarihsel bağlam ve mevzuat
Türkiye'de er gazilerin statüsü, uzun yıllardır tartışma konusu. 2000'li yılların başında çıkarılan kanunlarla er ve erbaş gazilerin hakları, subay ve astsubay gazilerden ayrı düzenlendi. Halen yürürlükte olan mevzuata göre, er gazilerin sosyal hizmetlerden yararlanması Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın sorumluluğunda. Ancak gaziler, bu durumun ayrımcılık yarattığını savunuyor.
Geçmiş yıllarda da benzer eylemler düzenlenmiş, ancak talepler tam anlamıyla karşılanmamıştı. 2021 yılında TBMM'ye sunulan bir kanun teklifi de kabul edilmemişti. Şimdi eylemciler, hükümetten bu konuda adım atmasını bekliyor.
Konuya dair bağımsız değerlendirme: Er gazilerin ve şehit ailelerinin yaşadığı mağduriyet, sadece bürokratik bir düzenleme sorunu değil, aynı zamanda bu kişilerin toplum nezdinde hak ettikleri saygının bir göstergesi olarak da görülmeli. Devletin, vatan için canını ortaya koyan her ferdine eşit muamele etmesi, sosyal adaletin bir gereğidir. Bu bağlamda, ilgili bakanlıkların konuyu hassasiyetle ele alması ve kalıcı bir çözüm üretmesi beklenmektedir.