Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 5 Haziran Çarşamba günü açıklayacağı mayıs ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri öncesinde, ekonomistlerin beklentileri AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi ile netleşti. Ankete katılan ekonomistler, mayıs ayında enflasyonun yüzde 3,50 ile yüzde 4,20 aralığında gerçekleşmesini bekliyor. Ekonomistlerin mayıs ayı enflasyon beklentisinin ortalaması yüzde 3,85 olarak hesaplandı. Bu oran, bir önceki ay olan nisanda yüzde 3,18 olarak gerçekleşmişti. Yıllık enflasyon beklentisi ise yüzde 70,50 ile yüzde 71,80 arasında değişmekte olup, ortalama yüzde 71,20 seviyesinde. Söz konusu veriler, Merkez Bankası'nın para politikası kararları açısından kritik önem taşıyor.
Ekonomistlerin beklentileri ve piyasa etkisi
AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi'ne 18 ekonomist katıldı. Katılımcıların mayıs ayı enflasyon beklentileri yüzde 3,50 ile yüzde 4,20 arasında yer alırken, ortalama beklenti yüzde 3,85 oldu. Nisan ayında enflasyon yüzde 3,18 artış göstermiş, yıllık enflasyon ise yüzde 69,80 seviyesinde gerçekleşmişti. Mayıs ayı için yıllık enflasyon beklentileri ise yüzde 70,50 ile yüzde 71,80 arasında değişiyor. Ekonomistlerin 2024 sonu enflasyon beklentisi ise ortalama yüzde 43,00 olarak belirlendi. Piyasalar, açıklanacak verilerin özellikle faiz indirimine yönelik sinyaller açısından belirleyici olacağını düşünüyor. Enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda, Merkez Bankası'nın sıkı duruşunu sürdürmesi beklenirken, beklentilere yakın veya daha düşük bir oran, faiz indirimi konusunda umutları artırabilir.
Yıllık enflasyon ve Merkez Bankası'nın yol haritası
Merkez Bankası, enflasyonla mücadele kapsamında politika faizini yüzde 50 seviyesinde tutuyor. Nisan ayı enflasyon verisinin ardından yapılan değerlendirmelerde, yıllık enflasyonda zirvenin mayıs ayında görülebileceği ifade edilmişti. Bu nedenle 5 Haziran'da açıklanacak veri, enflasyonun tepe noktasını işaret etmesi açısından da önem taşıyor. Mayıs ayında yıllık enflasyonun yüzde 71,20 ile zirve yapması bekleniyor. Ardından gelen aylarda kademeli bir düşüş öngörülüyor. Ancak bu düşüşün hızı, uygulanan politikalar ve mali disiplinle yakından ilişkili. Ekonomistler, enflasyonun yıl sonunda yüzde 43 civarında gerçekleşmesini bekliyor, ancak bu hedefin risk altında olduğunu da vurguluyor. Hizmet enflasyonu ve ücret artışları gibi faktörler, enflasyonun düşüşünü yavaşlatabilir. Bu bağlamda, TÜİK verilerinin yanı sıra, İTO ve İstanbul Ticaret Odası gibi kurumların enflasyon hesaplamaları da piyasalarda yakından takip ediliyor. Önümüzdeki dönemde enflasyonun seyri, Merkez Bankası'nın faiz politikası kadar, kamu maliyesi reformlarına bağlı olacak. Para politikasının sıkı duruşunun yanı sıra, kredi büyümesini kontrol altına alan makro ihtiyati önlemler ve bütçe disiplini, enflasyonun düşüşüne katkı sağlayacak. Ancak jeopolitik riskler ve küresel emtia fiyatlarındaki hareketler, Türkiye'nin enflasyon görünümü üzerinde hala önemli bir etkiye sahip.