Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan haziran ayı Sektörel Enflasyon Beklentileri anketi, beklentilerde ayrışmaya işaret etti. Reel sektörün 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 33,10 seviyesinde kalırken, hanehalkının beklentisi 3,38 puan düşüşle yüzde 46,13'e geriledi. Finansal sektör beklentileri ise 0,36 puan azalarak yüzde 39,21 oldu.
Reel sektör beklentileri yatay seyrediyor
Reel sektörde enflasyon beklentisinin yatay kalması, firmaların fiyatlama davranışlarında belirgin bir iyileşme olmadığını gösteriyor. İmalat sanayiinde faaliyet gösteren firmaların girdi maliyetlerindeki katılık ve talep koşullarına dair belirsizlikler, beklentilerin düşürülmesini engelliyor. Ankete göre, reel sektörde 12 aylık enflasyon beklentisi ocak ayından bu yana yüzde 33-34 bandında dalgalanıyor. Haziranda bu oranın değişmemesi, sıkı para politikasının henüz firmaların fiyatlama davranışına tam olarak yansımadığını ortaya koyuyor.
Hanehalkı beklentilerinde düşüş eğilimi
Hanehalkının enflasyon beklentisindeki 3,38 puanlık düşüş, tüketici güvenindeki kısmi toparlanma ve enflasyondaki yavaşlamanın etkisi olarak değerlendiriliyor. Ancak yüzde 46,13'lük oran, hala yüksek seyreden gıda ve hizmet fiyatlarına işaret ediyor. Tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) yıllık artışın yavaşlamasına rağmen beklentilerin hedeflerin üzerinde kalması, enflasyon ataletinin sürdüğünü gösteriyor. Hanehalkı alt gruplarında en düşük beklenti yüzde 44,9 ile yüksek gelir grubunda, en yüksek beklenti ise yüzde 47,2 ile düşük gelir grubunda gerçekleşti.
Finansal sektör beklentileri
Finansal sektörde 12 ay sonrası enflasyon beklentisi haziranda 0,36 puan azalarak yüzde 39,21’e düştü. Bu düşüşte, merkez bankasının kararlı duruşu ve faiz indirimi beklentilerinin ötelenmesi etkili oldu. Piyasa katılımcıları, yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 36,5 olarak korurken, 24 ay sonrası beklentisi yüzde 20,4’e geriledi.
Merkez Bankası'nın hedefi ve beklentiler arasındaki fark
TCMB, yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 38 olarak belirlemişti. Ancak reel sektör ve hanehalkı beklentileri bu hedefin belirgin şekilde üzerinde. Merkez Bankası, politika faizini yüzde 50'de sabit tutarak sıkı duruşunu sürdürüyor. Başkan Fatih Karahan, enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin yavaş ilerlediğini, ancak yılın ikinci yarısında daha belirgin bir düşüş beklediklerini ifade etmişti. Beklentilerin hedeflere yakınsaması için para politikasının yanı sıra maliye politikalarının da destekleyici olması gerekiyor.
Sonuç ve değerlendirme
Enflasyon beklentilerindeki ayrışma, ekonominin farklı kesimlerinin fiyatlama dinamiklerine farklı tepkiler verdiğini ortaya koyuyor. Reel sektörün beklentilerini aşağı çekememesi, firmaların maliyet geçişkenliğinin sürdüğüne işaret ederken, hanehalkındaki düşüş tüketici talebinde bir soğumaya işaret edebilir. Önümüzdeki dönemde enflasyonla mücadelenin başarısı, beklentilerin hedeflerle uyumlu hale gelmesine bağlı. Bu kapsamda, hem parasal sıkılaşmanın devamı hem de yapısal reformların hayata geçirilmesi kritik önem taşıyor.