Türkiye'de elektrikli otomobil sayısı hızla artmaya devam ediyor. Mayıs ayı itibarıyla trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 78 artarak 436 bin 474'e yükseldi. Bu rakam, ülkede elektrikli mobiliteye geçişin hız kazandığını gösteriyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, toplam motorlu kara taşıtı sayısı 29,6 milyonu aşarken elektrikli otomobillerin payı yüzde 1,5'e yaklaştı.
Yerli üretim ve teşvikler büyümeyi tetikledi
Türkiye'de elektrikli otomobil satışlarındaki artışta, yerli üretim modellerin devreye girmesi ve hükümetin sağladığı vergi indirimleri etkili oldu. Özellikle yerli elektrikli araç Togg'un satışa sunulması, tüketicilerin ilgisini elektrikli modellere yöneltti. Ayrıca, ÖTV matrah düzenlemesiyle düşük vergi dilimine giren birçok elektrikli model, içten yanmalı motorlu araçlara göre daha cazip hale geldi. Sektör temsilcileri, önümüzdeki dönemde şarj altyapısının yaygınlaşmasıyla satışların daha da artacağını belirtiyor.
Şarj istasyonu sayısı da artıyor
Elektrikli araç sayısındaki büyümeye paralel olarak şarj istasyonu altyapısı da gelişiyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Türkiye genelinde 10 bini aşkın şarj noktası bulunuyor. Bu noktaların büyük kısmı İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde yoğunlaşırken, otoyol güzergahlarında da hızlı şarj istasyonları yaygınlaştırılıyor. Sektör uzmanları, şarj altyapısındaki iyileşmelerin tüketicilerin elektrikli araç tercihinde önemli bir rol oynadığına dikkat çekiyor.
Avrupa ile kıyaslama
Türkiye'de elektrikli otomobil pazarı, Avrupa ortalamasının gerisinde kalmakla birlikte son üç yılda katlanarak büyüdü. Avrupa Birliği ülkelerinde elektrikli araçların toplam otomobil satışlarındaki payı yüzde 15 civarındayken Türkiye'de bu oran yüzde 8-10 bandına yükseldi. Uzmanlar, Türkiye'nin elektrikli araç dönüşümünde yakaladığı ivmenin sürmesi halinde beş yıl içinde AB ortalamasını yakalayabileceğini öngörüyor. Bununla birlikte batarya maliyetleri ve döviz kuru dalgalanmaları, sektörün önündeki başlıca riskler olarak sıralanıyor.
Türkiye'de elektrikli otomobil sayısının 450 bini aşması, enerji bağımlılığını azaltma ve karbon emisyonlarını düşürme hedefleri açısından olumlu bir sinyal. Ancak, şarj altyapısının ülke geneline yayılması ve batarya geri dönüşüm tesislerinin kurulması gibi yapısal sorunların çözülmesi gerekiyor. Sektörün sürdürülebilir büyümesi, yerli batarya üretimi ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yatırımlarla mümkün olacak.