İstanbul Edirnekapı Surları'nda şüpheli hareketler sergiledikleri ihbarı üzerine polis ekiplerince yakalanan A.H.K. ve E.D.Y. isimli iki şüphelinin cep telefonlarında, 2024 yılında aynı bölgede işlenen İkbal Uzuner cinayetine ilişkin içerik ve yazışmalara rastlandı. Olay, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin rutin devriye sırasında şüphelileri fark etmesiyle ortaya çıktı.
Şüphelilerin Telefonlarında Cinayet Detayları
Edinilen bilgiye göre, A.H.K. ve E.D.Y., Edirnekapı Surları'nda bir süredir devriye gezen polis ekiplerinin dikkatini çekti. Şüphelilerin surların bazı noktalarında durup notlar aldıkları ve fotoğraf çektikleri belirlendi. Bunun üzerine kimlik kontrolü yapılmak istenen ikili, polis ekiplerince gözaltına alındı. Yapılan üst aramasında herhangi bir suç unsuruna rastlanmazken, cep telefonları incelemeye alındı. Telefonlarda yapılan dijital incelemede, İkbal Uzuner'in 2024 yılında surlarda öldürülmesiyle ilgili haberler, harita görüntüleri ve olay yerine dair notlar bulundu. Ayrıca şüphelilerin aralarında yaptıkları yazışmalarda, cinayetin işlendiği noktalar ve güvenlik kamerası açıkları gibi detayları tartıştıkları tespit edildi.
Soruşturma Genişliyor
Emniyet yetkilileri, şüphelilerin İkbal Uzuner cinayetiyle doğrudan bağlantılı olup olmadıklarını araştırmak için kapsamlı bir soruşturma başlattı. İkbal Uzuner, 2024 yılında Edirnekapı Surları'nda ölü bulunmuş, olayla ilgili daha önce bazı şüpheliler gözaltına alınmış ancak delil yetersizliğinden serbest bırakılmıştı. A.H.K. ve E.D.Y.'nin ise cinayetten kısa bir süre sonra benzer amaçlarla sık sık surlara geldikleri iddia ediliyor. Polis, şüphelilerin başka suç olaylarına karışıp karışmadıklarını da araştırıyor.
Uzmanlar: Surlar Güvenlik Açığı Olmaya Devam Ediyor
Edirnekapı Surları, İstanbul'un tarihi yarımadasında bulunan ve sık sık güvenlik sorunları yaşanan bir bölge. 2024 yılındaki cinayet, bölgedeki güvenlik önlemlerinin yetersizliğini bir kez daha gündeme getirmişti. Uzmanlar, surların ışıklandırma ve kamera sistemleriyle donatılması gerektiğini, aksi takdirde benzer olayların yaşanabileceğini belirtiyor. Olay, İstanbul genelinde tarihi yapıların korunması ve güvenliğinin artırılması ihtiyacını da ortaya koyuyor.