Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, aşırı sıcakların dünya genelinde her yıl yaklaşık 500 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden olduğunu duyurdu. DSÖ'nün Cenevre'de düzenlediği basın toplantısında konuşan Ghebreyesus, iklim değişikliğine bağlı sıcak hava dalgalarının sağlık üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, ülkeleri harekete geçmeye çağırdı.
Sıcaklık Artışı ve Sağlık Krizi
DSÖ verilerine göre, 2000-2019 yılları arasında sıcaklığa bağlı ölümlerin yarısı Asya'da, üçte birinden fazlası ise Avrupa'da kaydedildi. Ghebreyesus, bu ölümlerin büyük ölçüde önlenebilir olduğunu belirterek, sağlık sistemlerinin aşırı sıcaklara hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, sıcak çarpması, kalp krizi ve solunum yolu hastalıklarında artış görüldüğü ifade edildi. DSÖ, özellikle 65 yaş üstü bireyler ve kronik hastalığı olanların risk altında olduğunu hatırlattı.
Ekonomik Boyut ve İş Gücü Kaybı
Ilıman iklim bölgelerinde bile sıcak dalgalarının ekonomik maliyeti milyarlarca doları buluyor. ILO verilerine göre, aşırı sıcaklar nedeniyle 2030 yılına kadar 80 milyon tam zamanlı iş kaybı yaşanabileceği tahmin ediliyor. Özellikle tarım, inşaat ve lojistik sektörlerinde çalışanlar, sıcaklık artışından en çok etkilenen kesimler arasında. DSÖ raporuna göre, sıcak hava dalgalarının sıklığı ve şiddeti arttıkça, sağlık harcamalarındaki artışın yanı sıra verimlilik kayıpları da ekonomi üzerinde ek yük oluşturacak.
Küresel İklim Politikaları Yetersiz Kalıyor
DSÖ yetkilileri, mevcut iklim politikalarının küresel sıcaklık artışını 1,5 santigrat derece ile sınırlandırmak için yetersiz olduğunu belirtti. Ghebreyesus, fosil yakıt tüketiminin azaltılması ve yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması gerektiğini söyledi. Ayrıca, şehirlerde yeşil alanların artırılması, binaların yalıtımının iyileştirilmesi ve erken uyarı sistemlerinin kurulması gibi uyum önlemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. DSÖ, Dünya Bankası ve diğer uluslararası kuruluşlarla birlikte iklim ve sağlık alanında ortak bir eylem planı hazırlığında olduğunu da duyurdu.
DSÖ'nün bu açıklaması, iklim değişikliğinin ekonomi üzerindeki dolaylı etkilerinin boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Sağlık sistemlerinin yanı sıra iş gücü piyasaları ve ulusal bütçeler de sıcaklık artışından doğrudan etkileniyor. Ekonomik büyüme hedefleri ile iklim hedeflerinin uyumlu hale getirilmesi, yalnızca çevresel değil, aynı zamanda finansal sürdürülebilirlik için de kritik önem taşıyor. Bu bağlamda, devletlerin kısa vadeli çıkarlar yerine uzun vadeli kalkınma stratejilerini benimsemeleri gerektiği açık.