Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 15 Mayıs'ta Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) ilan edilen Ebola salgınının boyutunun mevcut müdahale kapasitesini aştığını bildirerek uluslararası topluma 'acil mali ve operasyonel destek' çağrısında bulundu. DSÖ'nün açıklaması, ülkedeki sağlık altyapısının yetersiz kaldığı ve salgının yayılma hızının beklenenden daha yüksek olduğu uyarısını içeriyor.
Salgın Kontrol Altına Alınamıyor
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yaptığı yazılı açıklamada, KDC'nin doğusundaki Kuzey Kivu eyaletinde yoğunlaşan Ebola vakalarının sayısının hızla arttığını ve mevcut sağlık ekiplerinin bu durumla başa çıkmakta zorlandığını vurguladı. Açıklamada, 'Salgının ölçeği, mevcut ulusal ve uluslararası müdahale kapasitemizi aşmış durumda. Bu nedenle acil olarak ek finansman ve uzman desteğine ihtiyacımız var' ifadelerine yer verildi.
KDC Sağlık Bakanlığı verilerine göre, son haftalarda yeni vaka sayıları günlük ortalama 30'a ulaşmış durumda. Bu, Nisan ayındaki günlük ortalama 5 vaka sayısına kıyasla altı kat artış anlamına geliyor. Şu ana kadar toplam 1.200'den fazla vaka tespit edilirken, 800'ün üzerinde ölüm kaydedildi. Ölüm oranının yüzde 66'yı bulması, salgının ne kadar ölümcül olduğunu gözler önüne seriyor.
Uluslararası Topluma Çağrı
DSÖ, KDC'deki salgının kontrol altına alınabilmesi için 40 milyon dolarlık acil fon ihtiyacı olduğunu açıkladı. Ancak şu ana kadar bu fonun yalnızca yüzde 20'sinin karşılanabildiği belirtiliyor. Örgüt, özellikle gelişmiş ülkeleri ve büyük bağışçıları harekete geçmeye çağırıyor. Ghebreyesus, 'Bu bir yerel kriz değil, küresel bir sağlık tehdidi. Ebola sınır tanımaz; bu salgını durdurmak için uluslararası dayanışma şart' dedi.
Öte yandan, KDC'nin komşusu olan Ruanda, Uganda ve Güney Sudan gibi ülkeler olası bir yayılmaya karşı sınırlarında sağlık taramalarını sıkılaştırdı. DSÖ, sürveyans sistemlerinin güçlendirilmesi ve aşı kampanyalarının hızlandırılması gerektiğini vurguluyor. Şu ana kadar 500 binden fazla kişiye Ebola aşısı yapıldı, ancak aşının erişim alanı hâlâ sınırlı.
KDC'deki salgın, ülkenin doğusundaki çatışma bölgelerinde güvenlik sorunları nedeniyle daha da karmaşık bir hal alıyor. Sağlık ekipleri, silahlı grupların faaliyet gösterdiği bölgelere ulaşmakta büyük zorluk yaşıyor. Bu durum, salgının takip edilmesini ve kontrol altına alınmasını engelliyor. DSÖ, güvenlik koridorlarının oluşturulması için KDC hükümeti ve BM barış gücüyle işbirliği yapıyor.
Ebola virüsü, kan ve vücut sıvılarıyla temas yoluyla bulaşıyor ve yüksek ateş, kanama, organ yetmezliği gibi belirtilerle seyrediyor. Salgının ilk kez 1976'da Kongo'da tespit edildiği biliniyor; bu, ülkede görülen onuncu Ebola salgını. 2014-2016 yılları arasında Batı Afrika'da yaşanan ve 11 binden fazla kişinin ölümüne yol açan salgının ardından yapılan yatırımlar sayesinde, bu kez aşılar ve tedavi yöntemleri daha etkili olsa da artan vaka sayıları, aşı lojistiği ve toplumsal direnç gibi sorunlar nedeniyle başarılı bir müdahale yürütülemiyor.
Uzmanlar, salgının kontrol altına alınamaması durumunda, bölgesel bir krize dönüşme riskinin yüksek olduğunu ifade ediyor. Bu nedenle DSÖ'nün çağrısı, yalnızca insani değil, aynı zamanda küresel güvenlik açısından da kritik bir önem taşıyor.