ABD'de 25 eyalet, Başkan Donald Trump yönetiminin 60 ticaret ortağına uyguladığı kapsamlı gümrük vergilerine karşı federal mahkemeye ortak dava açtı. Demokrat ve Cumhuriyetçi başsavcıların imzasını taşıyan dava dilekçesinde, yönetimin 1974 Ticaret Yasası'nı ihlal ettiği ve bu kararın Amerikan halkına ek maliyet yüklediği savunuluyor. New York, Kaliforniya ve Illinois gibi büyük eyaletlerin öncülük ettiği hukuki süreç, Trump'ın ticaret politikalarına karşı en geniş çaplı eyalet muhalefeti olarak kayıtlara geçti.
Eyaletlerin Ortak Girişimi
New York Başsavcısı Letitia James liderliğinde bir araya gelen 25 eyalet, federal hükümetin gümrük vergisi yetkisini aştığını öne sürüyor. Dava dilekçesinde, Başkan'ın ulusal acil durum yetkilerini kullanarak getirdiği vergilerin anayasaya aykırı olduğu ve Kongre'nin onayı olmadan yürürlüğe konulamayacağı ifade ediliyor. Başsavcılar, özellikle tarım ürünleri, otomotiv ve teknoloji sektörlerindeki ithalat kalemlerinde yeni vergilerin hem işletmeleri hem de tüketicileri olumsuz etkilediğini vurguluyor.
Dava kapsamında eyaletler, uygulamanın derhal durdurulması için ihtiyati tedbir talebinde bulundu. Hukukçular, sürecin aylarca sürebileceğini ve Yüksek Mahkeme'ye taşınabileceğini belirtiyor. Bu gelişme, ABD'nin ticaret politikalarında eyaletler ile federal yönetim arasındaki yetki çatışmasını yeniden gündeme getirdi.
Trump Yönetiminden İlk Tepki
Beyaz Saray sözcüsü, yapılan açıklamada davanın 'hukuki dayanaktan yoksun' olduğunu savundu ve gümrük vergilerinin Amerikan işçilerini korumayı amaçladığını belirtti. Yönetim, 1974 Ticaret Yasası'nın kendisine ulusal güvenlik gerekçesiyle vergi koyma yetkisi tanıdığını ve bu yetkiyi sonuna kadar kullanmakta kararlı olduğunu ifade etti. Ancak ekonomistler, bu tür vergilerin ticaret savaşlarını tetikleyebileceği ve küresel tedarik zincirlerini bozabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Trump'ın ilk döneminde de benzer gümrük vergileri uygulanmış, birçok eyalet bu kararları dava ederek kısmi iptaller elde etmişti. Bu yeni dava, ABD'de federalizm tartışmalarını alevlendirirken, 2024 seçimleri öncesinde ticaret politikalarının yeniden merkeze yerleşmesine neden oldu.
Uzmanlar, eyaletlerin bu hamlesinin hem iç hukukta hem de uluslararası ticaret ilişkilerinde önemli sonuçlar doğurabileceğini, davanın sonucunun yalnızca ABD ekonomisini değil, küresel piyasaları da etkileyeceğini ifade ediyor. Önümüzdeki haftalarda mahkemeden çıkacak ara kararlar, sürecin yönünü belirlemesi açısından kritik önem taşıyor.