Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), dört aydır Hürmüz Boğazı'nda bekleyen gemilerin tahliyesi için harekete geçti. IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, yaptığı yazılı açıklamada, insani krizin önüne geçmek ve küresel enerji arzını güvence altına almak amacıyla operasyonun başlatıldığını duyurdu. Operasyon kapsamında, bölgede bulunan 15 ticari geminin öncelikli olarak güvenli limanlara yönlendirilmesi planlanıyor. Yaklaşık 200 mürettebatın tahliye edilmesi bekleniyor.
Operasyonun detayları
IMO tarafından koordine edilen tahliye operasyonu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2 Kasım tarihli kararına dayanarak yürütülüyor. Karar, gemilerin serbest dolaşımını engelleyen tüm engellerin kaldırılmasını öngörüyor. Operasyonun ilk aşamasında, İran ve Umman kıyılarına yakın bölgelerde demirli bulunan ve gıda, ilaç, yakıt gibi kritik malzemeleri taşıyan gemilerin tahliyesi yapılacak. İkinci aşamada ise petrol tankerlerinin yönlendirilmesi planlanıyor.
Bölgesel etkiler ve beklentiler
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sine ev sahipliği yapıyor. Dört aylık abluka, küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açmış, petrol fiyatlarının varil başına 90 doları aşmasına neden olmuştu. Tahliye operasyonuyla birlikte piyasalarda istikrar sağlanması hedefleniyor. IMO yetkilileri, operasyonun 72 saat içinde tamamlanmasını öngörüyor. Bu süreçte bölgedeki askeri unsurların ateşkesi koruması bekleniyor.
Uzmanlar, Hürmüz'deki ablukanın sadece enerji değil, aynı zamanda gıda ve ilaç tedarik zincirini de olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Abluka nedeniyle İran ve Yemen'de gıda krizi derinleşmişti. Tahliye operasyonu bölgedeki insani durumu hafifletmeyi amaçlıyor. IMO, operasyon boyunca sivil gemilere zarar gelmemesi için tüm önlemlerin alındığını vurguluyor.
Arka plan
Hürmüz Boğazı'ndaki abluka, 3 Ekim 2023'te İran Devrim Muhafızları'nın bir petrol tankerine el koymasıyla başlamıştı. Olayın ardından ABD liderliğindeki koalisyon güçleri bölgeye ek askeri varlık sevk etmiş, İran ise misilleme olarak boğaz geçişine benzeri görülmemiş kısıtlamalar getirmişti. IMO, bu dört ay boyunca taraflar arasında diplomatik kanalları işleterek krizi çözmeye çalışıyordu. Tahliye operasyonu, bu çabaların bir sonucu olarak değerlendiriliyor.