Diyarbakır'ın merkez Kayapınar ilçesinde 15 Mart 2024 tarihinde bir markete patlayıcı madde atılmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada, 2'si çocuk 4 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüphelilerin 'mala zarar verme', 'patlayıcı madde bulundurma veya kullanma', 'kasten adam yaralama' ve 'terör örgütü propagandası yapma' suçlarından farklı oranlarda hapis cezası ile cezalandırılmaları istendi. Olayda can kaybı yaşanmazken, markette bulunan bir kişi hafif şekilde yaralandı.
Olayın detayları ve soruşturma süreci
İddianameye göre, 15 Mart 2024 saat 21.30 sıralarında Kayapınar ilçesi Huzurevleri Mahallesi'ndeki bir markete, yoldan geçen bir araçtan sivil giyimli kişiler tarafından el yapımı patlayıcı atıldı. Patlama sonucu markette maddi hasar oluştu ve işletme sahibinin oğlu olan 16 yaşındaki M.A. (soyadı değiştirildi) kolundan hafif yaralandı. Olaydan sonra kaçan şüpheliler, polisin çalışmaları sonucu 3 gün içinde yakalandı. Şüphelilerden A.K. ve B.K. 18 yaşından küçük oldukları için çocuk mahkemesinde yargılanacak. Diğer iki yetişkin şüpheli ise 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanacak.
İddianamedeki suçlamalar
Şüpheliler hakkında düzenlenen iddianamede, dört ayrı suçtan ceza talep edildi. Yetişkin sanıklara 'mala zarar verme' suçundan 1 yıldan 4 yıla, 'patlayıcı madde bulundurma veya kullanma' suçundan 5 yıldan 12 yıla, 'kasten adam yaralama' suçundan 2 yıldan 6 yıla ve 'terör örgütü propagandası yapma' suçundan 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Çocuk sanıklar için ise aynı suçlardan Türk Ceza Kanunu'nun çocuklara özgü hükümleri çerçevesinde ceza talep edildi.
Bağlam ve değerlendirme
Diyarbakır'da yaşanan bu tür olaylar, son yıllarda şehirdeki güvenlik endişelerini artırmış durumda. Uzmanlar, bu tür saldırıların sadece güvenlik güçlerini değil, sivil halkı da hedef aldığına dikkat çekiyor. Olayın faillerinin iki çocuk içermesi ise, toplumda çocukların şiddete sürüklenmesi konusundaki endişeleri yeniden gündeme getirdi. Hukuki sürecin adil ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi beklenirken, benzer olayların önlenmesi için hem polisiye tedbirlerin hem de sosyal önlemlerin alınması gerektiği vurgulanıyor.