Diyarbakır'da sokak kedisinin ısırması sonucu kuduz teşhisi konulan 3 yaşındaki Nehir Keklik, 17 gün süren tedaviye rağmen hayatını kaybetti. Olay, Türkiye'de kuduz hastalığına dair önemli bir farkındalık yaratırken, uzmanlar 'kediden kuduz olunmaz' düşüncesinin yanlış olduğunu ve her hayvan ısırığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor.
Tedavi süreci ve vefat
Bağlar ilçesinde 15 gün önce sokakta oynarken bir kedinin ısırması sonucu yaralanan Nehir Keklik, ailesi tarafından hemen hastaneye götürülmüştü. İlk müdahalenin ardından kuduz riski nedeniyle aşı uygulanmaya başlanan minik kız, kısa süre sonra ateş ve halsizlik şikayetleriyle yeniden hastaneye kaldırılmıştı. Yapılan testler sonucunda kuduz teşhisi konulan Nehir, yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı. Ancak 17 gün süren yaşam mücadelesini kaybeden Nehir Bebek, ailesini ve sağlık ekiplerini yasa boğdu. Nehir'in cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edilerek toprağa verildi.
Uzmanlardan kritik uyarılar
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Selim Badur, kuduzun ölümcül bir hastalık olduğunu ancak zamanında müdahaleyle önlenebildiğini belirterek, "Kuduz virüsü, enfekte hayvanın tükürüğü yoluyla bulaşır. Kedi, köpek, tilki, rakun gibi pek çok memeli hayvan kuduz virüsünü taşıyabilir. Isırılma, tırmıklanma veya açık yaranın hayvanın tükürüğüyle teması durumunda derhal sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. 'Kediden kuduz olunmaz' gibi bir inanış kesinlikle yanlıştır." dedi.
Prof. Dr. Badur, kuduz aşısının koruyucu olduğunu ve hastalığın belirtileri ortaya çıkmadan önce uygulanması gerektiğini sözlerine ekledi. Belirtiler ortaya çıktıktan sonra tedavinin mümkün olmadığını vurgulayan Badur, "Nehir bebeğin durumu, hastalığın ne kadar hızlı ilerleyebileceğini gösteriyor. Aile, ilk ısırma sonrası hastaneye başvurmuş ancak virüs vücuda yayılmış olabilir. Bu nedenle her ısırma ciddiye alınmalı ve aşı programı aksatılmadan tamamlanmalıdır" şeklinde konuştu.
Aile ve çevre şoku yaşıyor
Nehir'in ailesi, yaşanan acı olayın ardından büyük bir yıkım yaşarken, komşuları da gözyaşlarına boğuldu. Acılı baba Muhammed Keklik, "Kızımızı kaybettik, çok üzgünüz. Kedilerden uzak dursunlar, herkes çocuklarına dikkat etsin. Sokak hayvanlarına karşı yetkililer önlem alsın" dedi. Mahalle sakinleri ise bölgede sokak hayvanlarının sayısının arttığını ve belediyenin önlem alması gerektiğini ifade etti.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan açıklamada, olayın ardından bölgede sokak hayvanlarına yönelik tarama ve aşılama çalışması başlatıldığı belirtildi. Belediye yetkilileri, vatandaşların sokak hayvanlarına yaklaşmaması ve herhangi bir ısırma durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.
Kuduz hastalığı ve korunma yolları
Kuduz, insanlık tarihi boyunca bilinen en ölümcül enfeksiyonlardan biridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl dünya genelinde yaklaşık 59 bin kişi kuduz nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Türkiye'de ise son yıllarda kuduz vakalarında artış yaşandığı gözlemleniyor. Uzmanlar, bu artışın nedenleri arasında sokak hayvanlarının sayısındaki artışa bağlı olarak temas riskinin artmasını gösteriyor.
Kuduzdan korunmanın en etkili yolu, riskli temas sonrası hemen aşı yaptırmaktır. Isırılma, tırmalama veya tükürük teması durumunda yara bol sabunlu suyla yıkanmalı, ardından vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kuduz aşı serisi genellikle 5 doz halinde uygulanır ve zamanında yapıldığında tam koruma sağlar. Ayrıca, evcil hayvanların düzenli aşılanması ve sokak hayvanlarının kontrol altına alınması da hastalığın yayılmasının önlenmesinde kritik öneme sahiptir.
Sağlık Bakanlığı, riskli temas sonrası her vatandaşın aşıya ücretsiz erişebildiğini hatırlatarak, vatandaşların korku ve yanlış inanışlar nedeniyle aşıyı geciktirmemesi gerektiğini belirtiyor. Bakanlık ayrıca, sokak hayvanlarına karşı duyarlı olunması ve hayvanların kışkırtılmaması konusunda uyarılarda bulunuyor.
Acı bir hatırlatma
Nehir bebeğin yaşamını yitirmesi, Türkiye'de kuduz konusunda önemli bir uyanışa yol açtı. Sosyal medyada binlerce kişi başsağlığı mesajı yayımlarken, bazı hayvan hakları savunucuları ise sokak hayvanlarına yönelik önyargının artmasından endişe ediyor. Bu acı olay, hem insan sağlığı hem de hayvan refahı açısından dengeli bir yaklaşımın gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Yetkililerin, sokak hayvanlarının toplanması, aşılanması ve kısırlaştırılması yönündeki çalışmaları hızlandırması, gelecekte benzer acıların yaşanmaması için kritik önem taşıyor.