Bin Gönüllüden Biri Sen Ol Derneği (BİNSENDER) Başkanı Çiğdem Kuzucu, yaptığı açıklamada, Haziran 2026 itibarıyla Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi (TÜRKÖK) bünyesindeki gönüllü bağışçı sayısının 1 milyon 231 bini aştığını duyurdu. Bu sayı, Türkiye'nin kök hücre bağışında önemli bir kilometre taşına ulaştığını gösteriyor. Kuzucu, toplumun her kesimini bağışçı olmaya çağırarak, her yeni bağışçının lösemi ve diğer kan hastalıklarıyla mücadelede yeni bir umut kapısı açtığını vurguladı.
TÜRKÖK Nedir ve Nasıl Çalışır?
TÜRKÖK, Sağlık Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyet gösteren ve kan kök hücresi bağışçılarının kayıt altına alındığı ulusal bir veri bankasıdır. Amaç, ihtiyaç sahibi hastalara uygun kök hücre nakli yapılabilmesi için gönüllü bağışçı havuzunu genişletmektir. Bağışçı olmak isteyen kişiler, 18-50 yaş aralığında ve genel sağlık koşullarını sağlıyorsa, kan örneği vermek suretiyle doku tiplemesi yaptırabilir. Alınan örnekler genetik olarak kodlanır ve dünya genelindeki diğer veri bankalarıyla da paylaşılarak uluslararası aramalarda da kullanılır. Bu sayede, Türkiye'de herhangi bir hasta için verici aranırken, yurt dışındaki bağışçılara da ulaşılabiliyor ve küresel bir dayanışma ağı kuruluyor.
BİNSENDER Derneği ve Farkındalık Çalışmaları
BİNSENDER Derneği, kök hücre bağışı konusunda toplumsal farkındalık yaratmak ve bağışçı sayısını artırmak amacıyla 2018 yılında kuruldu. Dernek, çeşitli illerde düzenlediği kan bağışı kampanyaları ve bilgilendirme seminerleriyle binlerce kişinin bağışçı olmasını sağladı. Başkan Çiğdem Kuzucu, konuşmasında özellikle gençleri ve üniversite öğrencilerini hedef aldıklarını belirterek, "Üniversitelerde kurduğumuz kulüpler aracılığıyla gençlere ulaşıyoruz. Onların enerjisi ve duyarlılığı sayesinde bağışçı sayımız her geçen gün artıyor. Bu artışın en büyük göstergesi ise 1 milyon 231 bin rakamına ulaşmamız. Ancak bu rakam bizim için bir son değil, daha da büyümesi gereken bir sevgi zinciri." dedi.
Bağış Süreci Nasıl İşliyor?
Kök hücre bağışı süreci, herkese korkutucu gelmesin diye detaylarıyla anlatılmalıdır. Bağışçı olmak isteyen kişi öncelikle TÜRKÖK'e kan örneği verir. Bu örnek doku tiplemesi için laboratuvara gönderilir ve sonuçlar sisteme işlenir. Eğer bağışçının dokusu bir hastayla uyumlu ise, bağışçıya ulaşılıp ikinci bir kez detaylı kan testi yapılır. Uyumun tam olması halinde bağışçıya, kök hücrelerini mobilize etmek için birkaç gün boyunca büyüme faktörü enjeksiyonları yapılır. Ardından, aferez yöntemiyle özel bir cihaz yardımıyla periferik kan kök hücreleri toplanır. Bu işlem genellikle 4-6 saat sürer ve ciddi bir ameliyat gerektirmez. Alternatif olarak, bazı durumlarda kemik iliğinden cerrahi yöntemle doğrudan alım yapılır, ancak bu yöntem günümüzde daha az tercih edilmektedir. Bağış işlemi tamamen güvenli olup, bağışçının sağlığı riske atılmaz ve bağış süreci boyunca tüm masraflar TÜRKÖK tarafından karşılanır. Verilen bu örnek, sadece yüzlerce kilometre uzaktaki bir hastanın yeniden hayata tutunmasını sağlamakla kalmaz, bağışçıya da derin bir manevi tatmin duygusu yaşatır.
Uluslararası Alanda Türkiye'nin Konumu
Dünya genelinde kök hücre bağışı konusunda çeşitli ülkelerde veri bankaları bulunmaktadır. Dünya Kemik İliği Donörleri Derneği (WMDA) verilerine göre, Türkiye, bağışçı sayısı bakımından dünya sıralamasında üst sıralarda yer almaktadır. 1 milyon 231 bin bağışçı ile ülkemiz, birçok Avrupa ülkesini geride bırakarak önemli bir konuma sahiptir. Bu durum, hem yurt içindeki hastalar hem de dünyanın dört bir yanındaki ihtiyaç sahipleri için büyük bir şans olarak değerlendiriliyor. Türkiye'nin sahip olduğu bu potansiyel, özellikle Akdeniz Havzası'ndaki genetik çeşitlilik sayesinde, talasemi ve orak hücre anemisi gibi sık görülen hastalıkların tedavisinde önemli avantajlar sağlıyor.
Geleceğe Bakış
BİNSENDER Derneği olarak önümüzdeki dönemde hedeflerinin 2 milyon bağışçıya ulaşmak olduğunu dile getiren Kuzucu, "Biz inanıyoruz ki, her bir bağışçı bir hayat kurtarır. Bu nedenle toplumun her kesimini, özellikle de 18-50 yaş arasındaki herkesi bu iyilik hareketine katılmaya davet ediyoruz. Bir damla kan, büyük bir umut demek. TÜRKÖK'e yapılacak her başvuru, hayata tutunmaya çalışan bir hasta için yeni bir şans anlamına geliyor." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin dört bir yanındaki hastaneler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları işbirliğiyle düzenlenen kampanyalar, bu rakamın daha da artacağının işaretini veriyor. Sağlık Bakanlığı'nın destekleriyle yürütülen TÜRKÖK projesi, toplumdaki karşılıksız yardımlaşma bilincinin somut bir örneği olmaya devam edecek gibi görünüyor. Uzmanlar, bağışçı sayısındaki artışın sadece kanser hastaları için değil, aynı zamanda birçok kalıtsal kan hastalığı için de umut kaynağı olduğunu vurguluyor. Özellikle akraba içi yapılan nakillerde uyum şansının düşük olduğu bilinen Akdeniz ülkelerinde, akraba dışı gönüllü bağışçıların önemi daha da artıyor. Bu nedenle, her yeni bağışçıyla birlikte bir yandan umutlar yeşerirken, diğer yandan da küresel dayanışmanın en güzel örnekleri sergilenmiş oluyor.