Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikası yangınına ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu savcılığa sunuldu. Raporda, kaçak yapının belediyenin bilgisi dahilinde faaliyet gösterdiği, daha önce alınan yıkım kararının uygulanmadığı ve itfaiye raporu olmamasına rağmen iş yeri ruhsatı düzenlendiği ortaya çıktı. Yangın, 10 Şubat 2024 tarihinde meydana gelmiş ve faciada çoğu kadın 7 işçi yaşamını yitirmişti. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 120 sayfalık rapor, ihmaller zincirini gözler önüne seriyor.
Bilirkişi raporundaki çarpıcı tespitler
Rapora göre, fabrikanın bulunduğu bina yıkılması gereken yapılar arasında yer almasına rağmen belediye tarafından herhangi bir işlem yapılmadı. İşletmenin ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiği, itfaiye raporu ve yangın güvenlik önlemlerinin bulunmadığı tespit edildi. Ayrıca, yapı denetim firmasının da gerekli kontrolleri yapmadığı raporda vurgulandı. Bilirkişiler, yangının kimyasal maddelerin uygun olmayan koşullarda depolanması nedeniyle çıktığını ve yangın söndürme sistemlerinin devre dışı olduğunu belirledi. Raporda, belediye yetkilileri, yapı denetim firması ve işletme sahiplerinin kusurlu olduğu ifade edildi.
Kaçak yapı ve ruhsat skandalı
Dilovası Belediyesi'nin, söz konusu fabrikanın bulunduğu binayı daha önce kaçak yapı olarak tespit ettiği ve yıkım kararı aldığı ancak bu kararın uygulanmadığı ortaya çıktı. Raporda, belediye yetkililerinin bu ihmali nedeniyle facianın meydana geldiği değerlendirildi. Ruhsat sürecinde, itfaiye raporu gibi temel belgelerin istenmediği, iş yeri açma ve çalışma ruhsatının eksik evraklarla verildiği belirtildi. Belediyenin ilgili birimlerinin, denetim görevini yerine getirmediği raporda açıkça ifade edildi.
Kamuoyunun tepkisi ve yargı süreci
Facianın ardından Dilovası'nda protestolar düzenlenmiş, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin artırılması talep edilmişti. Bilirkişi raporunun savcılığa sunulmasıyla birlikte, kamuoyu yetkililerin hesap vermesini bekliyor. Olayla ilgili aralarında fabrika sahipleri, yöneticiler ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 11 kişi tutuklanmıştı. Soruşturma kapsamında, raporun diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi ve iddianamenin hazırlanması bekleniyor. İşçi sendikaları ve insan hakları örgütleri, benzer ihmallerin yaşanmaması için caydırıcı cezalar verilmesini talep ediyor.
Dilovası yangını, Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yetersizliğini bir kez daha gündeme getirdi. Her yıl yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği iş kazaları, denetim mekanizmalarının etkin işlemesi durumunda önlenebilir. Bu facia, sadece bir belediye veya firmanın değil, tüm sistemin sorgulanması gerektiğini gösteriyor. Ekonomik kaygıların insan hayatının önüne geçtiği bu tür olayların tekrarlanmaması için yapısal reformlar şart.