İran Devrim Muhafızları, ABD'nin Kuveyt'teki Ali Selim askeri üssüne yönelik saldırı düzenlediğini duyurdu. Saldırının ardından İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran'ın önce sahada askeri üstünlük sağlayacağını, ardından diplomasi masasına döneceğini belirtti. Arakçi, diplomasiye dönüş için doğru anı bekleyeceklerini ifade ederek, ABD'nin saldırılarına karşı misillemelerin süreceği mesajını verdi.
Ali Selim Üssü'ne füze saldırısı
Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, Kuveyt'te konuşlu Ali Selim Hava Üssü'ne balistik füzelerle saldırı düzenlendiği bildirildi. Saldırının, ABD'nin İran'a yönelik son hava saldırılarına misilleme olarak gerçekleştirildiği belirtildi. Üste bulunan askeri personelin durumuna ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bölgeden gelen haberler saldırının geniş çaplı olduğunu gösteriyor. Kuveyt hükümeti olayı doğrularken, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) saldırıya ilişkin değerlendirmelerini sürdürüyor.
Arakçi: "Önce üstünlük, sonra diplomasi"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, ülkesinin stratejisini net bir şekilde ortaya koydu. Arakçi, "Diplomasi her zaman seçeneklerimiz arasında yer aldı, ancak masaya eli güçlü oturmak için sahada askeri üstünlüğü sağlamamız gerekiyor. Bu nedenle, önce düşmanın saldırılarına karşı misilleme yapacağız, ardından diplomasiye dönüş için uygun zamanı bekleyeceğiz" ifadelerini kullandı. Bakan, ABD'nin bölgedeki askeri varlığının İran için bir tehdit oluşturduğunu ve bu tehdide karşı her türlü tedbiri almaya devam edeceklerini söyledi.
Bölgesel gerginlik tırmanıyor
İran ile ABD arasındaki gerilim, son haftalarda özellikle Basra Körfezi ve Irak sahasında artarak devam ediyor. ABD'nin İran destekli milislere yönelik hava saldırıları, Tahran'ın doğrudan misillemesine yol açtı. Uzmanlar, iki ülke arasındaki bu gerginliğin bölgesel bir savaşa dönüşme riski taşıdığı konusunda uyarıyor. Ali Selim Üssü'ne yapılan saldırı, İran'ın ilk kez Kuveyt topraklarındaki bir ABD üssünü hedef alması açısından dikkat çekiyor. Bu durum, çatışmanın coğrafi olarak da genişlediğine işaret ediyor.
Uluslararası toplumdan itidal çağrısı
Saldırının ardından Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar taraflara itidal çağrısında bulundu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, bölgede barış ve istikrarın korunması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ise durumu endişeyle takip ettiklerini belirterek, diplomasiye dönülmesi çağrısı yaptı. İran'ın nükleer müzakerelerde de kilit bir aktör olduğu göz önüne alındığında, yaşananların küresel güvenlik dengelerini etkileyebileceği belirtiliyor.
Bağımsız değerlendirme
İran'ın son dönemde izlediği strateji, sahada kazanımlar elde ederek müzakere pozisyonunu güçlendirme prensibine dayanıyor. Ancak, ABD'nin bölgedeki askeri varlığına doğrudan saldırıların, karşılıklı misillemeleri artırarak kontrol edilemez bir sarmala yol açma riski bulunuyor. Tarafların kırmızı çizgilerinin net olmaması, her an yeni bir krize kapı aralayabilir. Diplomasiye dönüş için doğru anın beklendiği ifade edilse de, bu anın ne zaman geleceği ve hangi koşullarda mümkün olacağı belirsizliğini koruyor. Bölgesel güçlerin ve uluslararası aktörlerin çatışmayı yatıştırmak için daha aktif bir rol üstlenmesi, tırmanışı durdurmak adına kritik önem taşıyor.