Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Üyesi Hakan Çavuşoğlu, Yunanistan'ın Batı Trakya Türk Azınlığı'na ait bazı okulları kapatma kararına sert tepki gösterdi. Çavuşoğlu, bu kararın uluslararası anlaşmalara ve azınlık haklarına aykırı olduğunu vurgulayarak, Yunanistan'ı derhal bu uygulamadan vazgeçmeye çağırdı.
Kapatma kararının ayrıntıları
Yunanistan Eğitim Bakanlığı, Batı Trakya'da Türk Azınlığı'na ait olduğu belirtilen iki okulun, yetersiz öğrenci sayısı gerekçesiyle kapatılacağını duyurdu. Ancak Çavuşoğlu, bu gerekçenin gerçeği yansıtmadığını, asıl amacın azınlık eğitim kurumlarını hedef almak olduğunu belirtti. Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Çavuşoğlu, 'Batı Trakya Türk Azınlığı, Lozan Antlaşması ile güvence altına alınmış haklara sahiptir. Okulların kapatılması, bu hakların ihlali anlamına gelir' ifadelerini kullandı.
Tarihsel bağlam ve uluslararası boyut
Batı Trakya Türk Azınlığı, 1923 Lozan Antlaşması ile tanınan bir azınlık statüsüne sahiptir. Antlaşma, azınlıkların eğitim, din ve kültürel haklarını koruma altına alırken, Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus mübadelesi dışında kalan bu topluluğun varlığını sürdürmesine olanak tanımıştır. Yunanistan'ın zaman zaman azınlık okullarına yönelik kısıtlamaları, iki ülke arasında diplomatik gerilimlere de neden olmaktadır. Çavuşoğlu, bu tür adımların bölgesel barışa zarar verdiğini ve uluslararası camianın konuya duyarsız kalmaması gerektiğini dile getirdi.
Türkiye'den resmi tepki
Türkiye Dışişleri Bakanlığı da konuyla ilgili bir kınama mesajı yayımlayarak, Yunanistan'ı uluslararası hukuka uymaya davet etti. Açıklamada, 'Azınlık okullarının kapatılması, sadece eğitim hakkına değil, aynı zamanda insan haklarına da aykırıdır' denildi. Ayrıca, konunun Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi gibi uluslararası kuruluşların gündemine taşınacağı belirtildi.
Öte yandan, Batı Trakya Türk Azınlığı temsilcileri, kapatma kararının keyfi olduğunu ve hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı. Azınlık dernekleri, kararın geri alınması için imza kampanyası başlatırken, konunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşınması da gündemde.
Yunanistan'ın bu adımı, iki ülke arasında son dönemde nispeten yumuşayan ilişkileri yeniden germe potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, bu tür kararların azınlık topluluklarının aidiyet duygusunu zedelediğine ve bölgede güven bunalımı yarattığına dikkat çekiyor.