İran Devrim Muhafızları Ordusu, 'Nasr 2' operasyonunun 21 ve 22. dalgaları kapsamında Ürdün ve Kuveyt'teki ABD askeri hedeflerine füze ve insansız hava araçları (İHA) ile saldırı düzenlediğini açıkladı. Açıklamada, saldırıların ABD'nin bölgedeki varlığına ve İran'a yönelik tehditlere karşılık olarak gerçekleştirildiği belirtildi.
Operasyonun ayrıntıları
Devrim Muhafızları tarafından yapılan yazılı açıklamada, 'Nasr 2' operasyonunun 21. dalgasında Ürdün'deki ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir üssün, 22. dalgasında ise Kuveyt'teki bir ABD askeri tesisinin hedef alındığı ifade edildi. Saldırılarda kullanılan füzelerin ve İHA'ların, ABD'nin bölgedeki askeri gücünü zayıflatmayı amaçladığı kaydedildi.
Bölgesel tepkiler
Ürdün ve Kuveyt hükümetleri henüz resmi bir açıklama yapmazken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) saldırılarla ilgili bir değerlendirme yayınlamadı. Bölgede tansiyonun yükselmesine neden olan bu gelişme, uluslararası kamuoyunda endişeyle karşılandı.
Arka plan ve bağlam
İran ile ABD arasındaki gerginlik, özellikle 2020 yılında İranlı General Kasım Süleymani'nin ABD tarafından öldürülmesinden bu yana tırmanışta. 'Nasr 2' operasyonu, İran'ın bölgedeki ABD varlığına karşı simetrik bir yanıt olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür saldırıların Orta Doğu'da geniş çaplı bir çatışma riskini artırabileceğini belirtiyor.
İran'ın bu hamlesi, aynı zamanda Yemen'deki Husiler, Lübnan'daki Hizbullah ve diğer vekil güçler üzerindeki etkisini de gösteriyor. Bölgedeki ABD müttefikleri, İran'ın askeri kapasitesine karşı daha fazla önlem almaya çağrılırken, diplomatik çözüm arayışları da sürüyor.
Sonuç olarak, İran'ın Ürdün ve Kuveyt'teki ABD üslerine yönelik saldırıları, bölgesel güç dengeleri açısından kritik bir dönemeç olarak öne çıkıyor. Bu gelişme, ABD-İran rekabetinin sadece Suriye ve Irak ile sınırlı kalmadığını, Körfez ülkelerine de sıçradığını ortaya koyuyor. Önümüzdeki günlerde tarafların atacağı adımlar, Ortadoğu'nun geleceği açısından belirleyici olacak.