Hatay'da 6 Şubat depremlerinin ardından evinden çıkmayarak günlerini bilgisayar ve telefon başında geçiren Barış Özbay, hastanede gördüğü 3 aylık tedavi sürecine rağmen kendisine verilen ilaçları kullanmayı reddetti. Tedavinin ardından taburcu edilen Özbay, yeniden cep telefonuna bağımlı hale gelerek sanal dünyadaki yaşamına döndü. "Nasıl düzeleceğimi biliyorum ama istemiyorum" diyen genç, iyi olmayı reddettiğini açıkça ifade ediyor.
Deprem Sonrası Travma ve Dijital Kaçış
Barış Özbay'ın hikâyesi, deprem sonrası travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) yaşayan bireylerin dijital bağımlılığa nasıl sığındığını gözler önüne seriyor. Depremde evini ve yakınlarını kaybeden Özbay, bir süre psikiyatri kliniğinde yatarak tedavi gördü. Ancak taburcu olduktan sonra ilaçlarını almayı bıraktı ve gününün neredeyse tamamını akıllı telefonuyla oynayarak geçirmeye başladı. Ailesi ve çevresi, genç adamın sosyal hayattan tamamen koptuğunu belirtiyor.
Uzmanlara göre, deprem gibi büyük felaketlerin ardından bireylerde görülen travma sonrası stres bozukluğu, kaçınma davranışlarına yol açabiliyor. Dijital oyunlar ve sosyal medya, bu kaçınma davranışının en yaygın araçlarından biri haline geliyor. Özbay'ın durumu, tedaviye direnç göstermesi nedeniyle diğer vakalardan ayrılıyor. "Nasıl düzeleceğimi biliyorum ama istemiyorum" ifadesi, tedavi motivasyonunun ne kadar düşük olduğunu gösteriyor.
Dijital Bağımlılık ve Tedavi Direnişi
Psikiyatri uzmanları, deprem sonrası gelişen dijital bağımlılığın tedavisinde zorluklar yaşandığını belirtiyor. Özbay'ın 3 aylık hastane sürecinde ilaç tedavisi ve psikoterapi aldığı, ancak taburcu olduktan sonra ilaçları kullanmayı reddettiği öğrenildi. Bu durum, hastanın iyileşme isteğinin olmaması nedeniyle tedavinin sürdürülebilir olmadığını gösteriyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, deprem gibi doğal afetlerden sonra ruh sağlığı sorunları ciddi boyutlara ulaşabiliyor. Türkiye'de 2023 depremlerinin ardından binlerce kişi psikolojik destek almak zorunda kaldı. Ancak Özbay gibi vakalarda, hasta uyumu sağlanamadığında tedavi sonuçsuz kalabiliyor. Uzmanlar, bu tür durumlarda aile desteğinin ve toplum temelli rehabilitasyon programlarının önemine dikkat çekiyor.
Toplumsal Farkındalık ve Öneriler
Barış Özbay'ın durumu, deprem sonrası ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Sağlık Bakanlığı'nın deprem bölgesinde yürüttüğü psikososyal destek çalışmaları olsa da, vakaların takibi ve tedaviye devamı konusunda eksiklikler bulunuyor. Özbay gibi gençlerin tedaviye ikna edilmesi için mobil sağlık ekiplerinin ve okul temelli programların güçlendirilmesi gerekiyor.
Öte yandan, dijital bağımlılık yalnızca depremzedeler arasında değil, genel olarak toplumda yaygınlaşan bir sorun. Akıllı telefon kullanımının artmasıyla birlikte, özellikle gençler arasında internet bağımlılığı oranları yükseliyor. Deprem sonrası travma yaşayan bireylerde ise bu bağımlılık, kaçış mekanizması olarak daha da derinleşebiliyor. Bu nedenle, ruh sağlığı profesyonelleri, travma tedavisinde dijital detoks programlarını da gündeme almayı öneriyor.
Barış Özbay'ın "Nasıl düzeleceğimi biliyorum ama istemiyorum" sözü, aslında tedaviye erişim kadar, tedaviye inanmanın ve istemenin de kritik olduğunu gösteriyor. Depremzedelere yönelik psikolojik destek hizmetlerinin, sadece ilaç ve terapiyle sınırlı kalmayıp, motivasyonel görüşmeler ve sosyal aktivitelerle desteklenmesi gerekiyor. Aksi halde, Özbay gibi vakaların sayısı artabilir ve toplumsal iyileşme süreci sekteye uğrayabilir.