Stand-up gösterisinde Kur’an-ı Kerim’e yönelik alaycı ifadeler kullanan sözde komedyen Deniz Göktaş, “dini değerleri alenen aşağılama” suçlamasıyla çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Göktaş, ifadesinde eyleminin mizah amacı taşıdığını öne sürse de mahkeme bu savunmayı yeterli görmedi ve tutuklama kararı verdi. Olay, adliyede CHP’li bazı isimlerin tepkisiyle gerilime yol açtı.
Gözaltı ve adli süreç
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında gözaltına alınan Deniz Göktaş, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesinde Göktaş, Kur’an-ı Kerim’i hedef alan sözlerinin şaka olduğunu ve herhangi bir dini değeri aşağılama kastı taşımadığını iddia etti. Ancak savcılık, eylemin TCK’nın 216. maddesi kapsamında “halkın bir kesimini dini değerler nedeniyle alenen aşağılama” suçunu oluşturduğu gerekçesiyle tutuklama talebinde bulundu. Nöbetçi sulh ceza hakimliği, Göktaş’ın suçun niteliği ve delil durumunu dikkate alarak tutuklanmasına karar verdi.
Tepkiler ve adliye gerilimi
Göktaş’ın adliyeye getirildiği sırada CHP İstanbul İl Başkanı ve bir grup partili, adliye önünde basın açıklaması yaparak tutuklamayı protesto etti. CHP’liler, “ifade özgürlüğü” vurgusu yaparken, adliye çevresinde toplanan diğer vatandaşlar Göktaş’a tepki gösterdi. İki grup arasında kısa süreli gerginlik yaşandı, polis ekipleri olayın büyümesini engelledi. CHP’li isimler, Göktaş’ın mizah yaptığını, bu nedenle tutuklamanın hukuka aykırı olduğunu savundu. Karşı taraftaki gruplar ise dini değerlere hakaretin hiçbir şekilde mizah kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Toplumsal tartışma
Olay, sosyal medyada geniş yankı bulurken, ifade özgürlüğü ile dini değerlerin korunması arasındaki denge yeniden tartışmaya açıldı. Hukukçular, TCK’nın 216. maddesinin uygulanma koşullarını hatırlatırken, benzer davalarda Yargıtay’ın dini değerlerin alenen aşağılanmasını suç saydığını vurguladı. Öte yandan, Göktaş’ın daha önce de benzer provokatif içeriklerle gündeme geldiği, bu nedenle tutuklamanın caydırıcı olabileceği yorumları yapılıyor.
Geçmiş örnekler
Türkiye’de daha önce de dini değerlere hakaret içeren söylemler nedeniyle çeşitli davalar açılmıştı. 2017 yılında bir stand-up sanatçısı, benzer gerekçelerle yargılanmış ancak adli para cezasıyla kurtulmuştu. Bu dava, dini değerlerin mizah konusu yapılıp yapılamayacağı sorusunu yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, ifade özgürlüğü ile toplumsal hassasiyetler arasında bir denge kurulması gerektiğini belirtiyor.
Deniz Göktaş’ın avukatının tutuklama kararına itiraz edeceği öğrenilirken, dosyanın İstanbul Adliyesi’ndeki süreci devam ediyor. Haberle ilgili gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz.