Libya'nın doğusunu kontrol eden Halife Hafter'e bağlı Askeri İstihbarat Dairesi Başkanı Tümgeneral Fevzi el-Mansuri, Bingazi'de evinin önünde aracına yerleştirilen el yapımı patlayıcının (EYP) infilak etmesi sonucu hayatını kaybetti. Saldırı, ülkenin siyasi krizinin derinleştiği bir dönemde gerçekleşti ve bölgedeki güvenlik durumunun ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Saldırının Ayrıntıları
Yerel kaynaklara göre, saldırı sabah saatlerinde Bingazi'nin el-Sabri semtinde meydana geldi. Mansuri, evinden çıkarak aracına bindiği sırada aracın altına yerleştirilen EYP uzaktan kumandayla patlatıldı. Patlamada Mansuri'nin yanı sıra koruması ve bir sivil de yaralandı. Yaralılar çevredeki hastanelere kaldırılırken, Mansuri'nin olay yerinde hayatını kaybettiği bildirildi.
Güvenlik güçleri olayın ardından geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Henüz hiçbir örgüt ya da kişi saldırıyı üstlenmedi. Ancak, uzmanlar saldırının arkasında siyasi rakiplerin ya da ülkedeki silahlı grupların olabileceğini değerlendiriyor. Bingazi, son yıllarda sık sık bombalı saldırılara sahne oluyor ve güvenlik zaafiyeti yaşanıyor.
Fevzi el-Mansuri Kimdir?
Fevzi el-Mansuri, Hafter'in güvenlik yapılanmasında önemli bir figürdü. Uzun yıllar Libya Ulusal Ordusu saflarında görev yapan Mansuri, 2014 yılında başlayan Bingazi operasyonlarında etkin rol oynamıştı. Askeri İstihbarat Dairesi Başkanı olarak, Hafter'in istihbarat ağını yönetiyor ve doğu Libya'daki güvenlik operasyonlarını koordine ediyordu. Ölümü, Hafter'in güvenlik yapılanmasında ciddi bir boşluk yaratabilir.
Hafter'in Pozisyonu ve Ülkedeki Son Durum
Halife Hafter, ülkenin doğusunu kontrol eden ve Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi'ni destekleyen bir askeri lider. Son yıllarda Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti ile çatışma halinde. 2020'de imzalanan ateşkese rağmen, siyasi birliğin sağlanamaması nedeniyle gerginlikler devam ediyor. Hafter'in güçleri, ülkenin güneyindeki bazı bölgelerde de etkin. Suikast, bu tansiyonun yükseldiği bir ortamda meydana geldi.
Ülkede yaklaşık on yıldır süren iç savaş, binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler öncülüğünde yürütülen siyasi süreç, tarafları ortak bir hükümet kurmak üzere bir araya getirmeye çalışıyor. Ancak, bu girişimler henüz sonuç vermedi ve ülke hâlâ iki ayrı yönetimle yönetiliyor.
Uluslararası Tepkiler
Suikast, uluslararası toplumda da yankı buldu. Birleşmiş Misyolar Misyonu (UNSMIL), saldırıyı kınayarak sorumluların adalet önüne çıkarılmasını istedi. Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Hafter'e yakın ülkeler de başsağlığı mesajı yayımladı. Türkiye ise daha rafine bir mesaj vererek ülkedeki şiddetin sona ermesi ve siyasi sürecin önemine vurgu yaptı.
Olası Sonuçlar ve Güvenlik Riskleri
Uzmanlar, Mansuri'nin öldürülmesinin Hafter cephesinde koordinasyon sorunlarına yol açabileceğini ve güvenlik birimleri arasında güven bunalımı yaratabileceğini belirtiyor. Ayrıca, bu saldırı, Bingazi'deki farklı silahlı gruplar arasındaki hesaplaşmaların şiddetlenebileceği endişesini doğuruyor. Ülkede siyasi geçiş sürecinin zaten kırılgan olduğu bir dönemde, bu tür suikastlar barış çabalarını da olumsuz etkileyebilir.
Öte yandan, saldırının Hafter'e yönelik bir uyarı niteliği taşıyıp taşımadığı da merak konusu. Kimi analistler, Mansuri'nin öldürülmesinin Hafter'in otoritesine karşı bir meydan okuma olduğunu, kimi ise iç güç mücadelelerinin bir yansıması olduğunu savunuyor. Her durumda, Libya'nın istikrarı için ciddi bir darbe olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, Fevzi el-Mansuri'nin suikastı, Libya'nın zaten kanlı siyasetinde yeni bir kırılma noktası oluşturuyor. Hafter güçlerinin bu kaybı telafi edip edemeyeceği, ülkenin geleceği açısından belirleyici olacak. Bu olay, uluslararası toplumun Libya'ya yönelik politikalarını yeniden gözden geçirmesini de gerektiriyor. Zira, barışın tesisi için atılacak adımlar, bu tür şiddet eylemlerinin önlenmesini de içermek zorunda.