HDP'nin eski Eş Genel Başkanı ve 2018 cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile bir görüşme gerçekleştirmeyeceğini duyurdu. Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan Demirtaş'ın bu kararı, siyasi kulislerde farklı yorumlara neden oldu. Görüşmenin neden iptal edildiğine dair resmi bir açıklama yapılmazken, iki isim arasındaki diyaloğun geleceği belirsizliğini koruyor.
Kulislerdeki yankılar
Görüşme kararının geri çekilmesi, özellikle muhalefet partileri arasında dikkatle izleniyor. Geçtiğimiz aylarda Kılıçdaroğlu'nun, Demirtaş'ın da aralarında bulunduğu isimlerle bir araya gelerek seçim stratejisi oluşturması bekleniyordu. Ancak Demirtaş'ın bu adımı, CHP-HDP arasındaki olası bir ittifakın önünde engel olarak değerlendiriliyor. Siyaset bilimciler, Demirtaş'ın bu tavrının, cezaevi koşulları ve hukuki süreçle ilgili yaşadığı rahatsızlıklardan kaynaklanmış olabileceğini belirtiyor.
Demirtaş'ın cezaevi süreci
2016 yılından bu yana Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan Demirtaş, birçok kez siyasi görüşmeler yapmış ve çeşitli açıklamalarla gündeme gelmişti. Özellikle 2018 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olarak önemli bir oy oranına ulaşan Demirtaş, son dönemde sağlık sorunları ve cezaevi şartlarına dair eleştirilerde bulunuyor. HDP'nin kapatılma davası ve siyasi yasak talepleri de sürecin bir parçası olarak öne çıkıyor.
Gelecekte olası senaryolar
Demirtaş'ın Kılıçdaroğlu ile görüşmeme kararı, muhalefet cephesinde farklı okumalara yol açtı. Kimi yorumcular bu durumun, HDP içindeki tutuklu ve tutuksuz siyasetçiler arasındaki ayrışmayı derinleştirebileceğini ifade ederken, kimileri de bunun geçici bir taktik olduğunu savunuyor. Önümüzdeki günlerde Demirtaş'ın avukatları veya parti yetkilileri aracılığıyla yeni bir açıklama yapması bekleniyor. Kılıçdaroğlu ise konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı.
Demirtaş'ın bu hamlesi, Türkiye siyasetinde bloklaşmaları ve liderler arasındaki iletişim kanallarının ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Siyasi partilerin seçim ittifaklarına yöneldiği bir dönemde, Kürt siyasetinin önemli bir aktörünün CHP liderine mesafeli durması, ilerleyen süreçte yeni dengelere işaret edebilir.