Annesinden ayrılarak devlet korumasına alınan bir kız çocuğuna koruyucu aile olan Demet Tezcan, toplumdaki bilgi eksikliğini fark ederek Koruyucu Aile ve Çocuk Derneği’ni kurdu. Tezcan’ın “Bir çocuğa nasıl yardım edebilirim?” sorusuyla başlayan hikâyesi, bugün binlerce çocuğa umut oluyor. Koruyucu ailelik konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan dernek, ailelere rehberlik ederek daha fazla çocuğun sıcak bir yuvaya kavuşmasını sağlıyor.
Bir Çocuğun Hayatına Dokunma Kararı
Demet Tezcan’ın koruyucu ailelik yolculuğu, annesinden ayrılarak devlet korumasına alınan bir kız çocuğuna kapılarını açmasıyla başladı. Bu süreçte Tezcan, koruyucu aile olmak isteyenlerin karşılaştığı zorlukları ve toplumdaki bilgi eksikliğini yakından gördü. “Bir çocuğa nasıl yardım edebilirim?” sorusuyla yola çıkan Tezcan, kısa sürede bu sorunun cevabının sadece bir çocuğa yuva açmak olmadığını, aynı zamanda sistemin işleyişine dair farkındalık yaratmak olduğunu fark etti. Bu amaçla Koruyucu Aile ve Çocuk Derneği’ni kurdu. Dernek, koruyucu aile olmak isteyenlere danışmanlık hizmeti sunuyor, başvuru sürecinden çocukla eşleşmeye kadar her aşamada rehberlik ediyor. Tezcan’ın çabası, bugün binlerce çocuğun hayatına dokunan bir harekete dönüştü.
Koruyucu Ailelik Nedir, Nasıl Başvurulur?
Koruyucu ailelik, çeşitli nedenlerle biyolojik ailesiyle yaşayamayan çocukların, devlet denetiminde olmak kaydıyla gönüllü aileler tarafından bakılıp yetiştirilmesini sağlayan bir model. Türkiye’de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı il müdürlükleri üzerinden yürütülen sistemde, aday ailelerin belirli kriterleri karşılaması ve eğitim süreçlerinden geçmesi gerekiyor. Tezcan’ın kurduğu dernek, bu süreci şeffaf ve anlaşılır hale getirerek başvuruda bulunmak isteyen ailelerin önündeki engelleri kaldırmayı hedefliyor. Dernek ayrıca, koruyucu aileliğin geçici bir çözüm değil, çocuğun aidiyet duygusunu güçlendiren bir yapı olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, koruyucu ailelerin çocuklara sadece barınma değil, duygusal destek ve güvenli bir ortam sağladığını belirtiyor. Tezcan’ın hikâyesi, bu modelin ne kadar hayati olduğunu gözler önüne seriyor.
Toplumdaki Bilgi Eksikliğini Giderme Misyonu
Demet Tezcan, koruyucu ailelik konusunda toplumda ciddi bir bilgi kirliliği olduğunu belirtiyor. “Koruyucu aile olmak için zengin olmak gerekir” veya “Koruyucu aileler çocuğun velisi olur” gibi yanlış inanışların, başvuru sayısını olumsuz etkilediğini ifade ediyor. Dernek, düzenlediği seminerler, paneller ve sosyal medya kampanyalarıyla doğru bilgiyi yaymayı amaçlıyor. Tezcan, “Bir çocuğa nasıl yardım edebilirim?” sorusunun cevabını arayan herkesi derneğe davet ediyor. Koruyucu aileliğin yanı sıra gönüllü mentorluk, eğitim desteği ve psikososyal destek gibi farklı yardım yolları da sunuluyor. Derneğin çalışmaları, devlet kurumları ve sivil toplum arasında köprü işlevi görerek koruyucu aile havuzunun genişlemesine katkı sağlıyor.
Binlerce Çocuğa Uzanan Bir Umut Hikâyesi
Demet Tezcan’ın kişisel çabası, bugün binlerce çocuğun hayatına dokunan bir sosyal sorumluluk projesine dönüştü. Dernek aracılığıyla koruyucu aile olan ailelerin sayısı her geçen gün artıyor. Tezcan, bir çocuğun hayatına dokunmanın sadece o çocuğu değil, toplumu da dönüştürdüğünü söylüyor. Koruyucu ailelik, çocukların travmalarını atlatmalarına yardımcı olurken, ailelere de farklı bir yaşam perspektifi kazandırıyor. Uzmanlar, koruyucu aileliğin yaygınlaşmasının, devlet koruması altındaki çocukların kurum bakımı yerine aile ortamında büyümelerine olanak tanıdığını vurguluyor. Tezcan’ın hikâyesi, bireysel bir iyilik hareketinin nasıl büyük bir sosyal faydaya dönüşebileceğini gösteriyor.
Koruyucu ailelik, toplumun en kırılgan kesimlerinden olan çocuklara umut olmanın en etkili yollarından biri. Demet Tezcan’ın kurduğu dernek, bu umudu binlerce çocuğa taşırken, bir yandan da toplumsal farkındalığı artırıyor. Ancak sistemin daha da güçlenmesi için daha fazla gönüllü aileye ve devlet desteğine ihtiyaç var. Unutulmamalı ki, her çocuk sevgi dolu bir yuvada büyümeyi hak eder.