İş sağlığı ve güvenlik uzmanları, iş cinayetlerinin ardından suçlu ilan edilerek cezalandırıldıkları gerekçesiyle sendika ve derneklerin organize ettiği eylemle sokağa çıktı. Ankara'da düzenlenen protestoda, uzmanlar işveren karşısında yaptırım gücü bulunmadıklarını, buna rağmen mesleki sorumlulukla suçlandıklarını vurguladı. Eylemciler, mesleki bağımsızlık ve etkin denetim yetkisi taleplerini dile getirdi.
Uzmanlar Neden İsyanda?
İş sağlığı ve güvenlik uzmanları, son dönemde artan iş kazaları ve cinayetlerinde hedef gösterildiklerini söylüyor. Sendika temsilcileri, uzmanların işverenin talimatları doğrultusunda hareket etmek zorunda bırakıldığını, ancak bir kaza meydana geldiğinde tüm sorumluluğun onlara yüklendiğini belirtiyor. Eylemde konuşan bir dernek yetkilisi, “Bizler işçi sağlığını korumak için varız, ancak işverenin baskısı altında çalışıyoruz. Denetim yetkimiz yok, yaptırım gücümüz yok. Kaza olunca suçlu biz oluyoruz” dedi.
Uzmanlar, iş güvenliği kurullarında alınan kararların işveren tarafından uygulanmadığını, bu durumun iş cinayetlerine davetiye çıkardığını ifade ediyor. Talepleri arasında, iş sağlığı ve güvenlik uzmanlarının bağımsız çalışabilmesi, işveren karşısında denetim ve yaptırım yetkisinin tanınması ve mesleki sorumluluklarının yeniden tanımlanması bulunuyor.
Mesleki Bağımsızlık Talebi
Eyleme katılan uzmanlar, mesleki bağımsızlığın sağlanması için yasal düzenleme çağrısı yaptı. Mevcut sistemde uzmanların işverene bağlı olarak çalıştığını ve bu nedenle objektif karar alamadıklarını belirten konuşmacılar, “İşverenin parasını aldığımız sürece bağımsız olamayız. Denetim mekanizması güçlendirilmeli, uzmanların atanması ve görevden alınması bağımsız bir kurul tarafından yapılmalı” görüşünü dile getirdi.
Sendikalar, iş cinayetlerinin önlenmesi için uzmanların sahada daha etkin olması gerektiğini, ancak mevcut yapının buna izin vermediğini savunuyor. Ayrıca, iş kazalarında uzmanların yanı sıra işverenlerin de cezai sorumluluk taşıması gerektiği vurgulandı.
Arka Plan: İş Cinayetleri ve Sorumluluk Tartışması
Türkiye'de iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle her yıl yüzlerce işçi hayatını kaybediyor. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre işverenler, işçilerin sağlığını korumakla yükümlü. Ancak uygulamada denetimlerin yetersizliği ve yaptırımların caydırıcı olmaması eleştiriliyor. Uzmanlar, iş cinayetlerinin ardından yapılan yargılamalarda genellikle iş güvenliği uzmanlarının suçlu bulunduğunu, işverenlerin ise daha hafif cezalarla veya cezasız kurtulduğunu belirtiyor. Bu durum, uzmanların mesleki itibarını zedelerken, iş güvenliği kültürünün gelişmesini de engelliyor.
Son yıllarda iş Cinayetleriyle ilgili davalarda uzmanların bilirkişi raporlarında kusurlu gösterilmesi, sendikaların tepkisini çekiyor. Dernekler, adil yargılanma ve gerçek sorumluların tespit edilmesi için mücadele edeceklerini açıkladı.
Uzmanların eylemi, iş güvenliği alanındaki yapısal sorunları bir kez daha gündeme taşıdı. Mesleki bağımsızlık ve yaptırım gücü olmadan iş cinayetlerinin önlenemeyeceği açık. İşverenlerin sorumluluktan kaçmak için uzmanları hedef göstermesi ise kabul edilemez. Çözüm, bağımsız denetim ve etkin yaptırımlarla iş güvenliği kültürünün yerleştirilmesinde yatıyor.