Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 Başkanı sıfatıyla D-8 ülkelerinin (Gelişen Sekiz Ülke) çevre ve iklimden sorumlu bakanlarını İstanbul'da bir araya getirdi. Toplantının ana gündem maddesini Türkiye'nin 2035 yılına yönelik iklim hedefleri ve afet sonrası yeniden yapılanma süreci oluşturdu. Bakan Kurum, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede kararlı adımlar attığını ve uluslararası iş birliğine büyük önem verdiğini vurguladı.
2035 hedefleri masaya yatırıldı
Bakan Kurum, toplantıda Türkiye'nin 2035 yılına kadar emisyon azaltımı, yenilenebilir enerji kapasitesi ve yeşil dönüşüm alanlarındaki hedeflerini detaylandırdı. Türkiye'nin, Paris İklim Anlaşması kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmek için çalışmalarını hızlandırdığını belirten Kurum, "2035 hedeflerimiz, sürdürülebilir kalkınma ve çevre koruma arasında denge kurmayı amaçlıyor. Bu hedeflere ulaşmak için ulusal ve uluslararası düzeyde iş birliğini güçlendireceğiz" dedi. Toplantıda ayrıca D-8 ülkelerinin iklim değişikliğiyle mücadeledeki deneyimleri ve iyi uygulama örnekleri paylaşıldı.
Afet sonrası yeniden yapılanma vurgusu
Toplantının bir diğer önemli başlığı, afet sonrası yeniden yapılanma süreci oldu. Bakan Kurum, Türkiye'nin Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından başlattığı yeniden inşa çalışmalarının iklim dostu ve sürdürülebilir ilkeler doğrultusunda yürütüldüğünü ifade etti. "Afetler, iklim değişikliğinin etkilerini daha görünür kılıyor. Biz de bu bilinçle hareket ederek, yeniden yapılanma sürecimizi yeşil altyapı, enerji verimliliği ve çevre dostu malzemelerle şekillendiriyoruz" diye konuştu. D-8 üyesi ülkeler de afet yönetimi konusunda tecrübe paylaşımında bulunarak, ortak çalışma grupları oluşturulması önerisinde bulundu.
COP31 süreci ve uluslararası iş birliği
COP31 Başkanı olarak Bakan Kurum, bu yılın ilerleyen döneminde yapılacak COP31 toplantılarına hazırlık olarak D-8 ülkelerinin desteğini talep etti. D-8 ülkelerinin iklim değişikliğiyle mücadelede ortak bir ses oluşturmasının önemine dikkat çeken Kurum, "Gelişmekte olan ülkeler olarak, iklim finansmanı, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme konularında daha güçlü bir dayanışma sergilemeliyiz" dedi. Toplantı sonunda yayımlanan ortak bildiride, D-8 ülkelerinin COP31 sürecine aktif katkı sağlayacağı ve iklim değişikliğiyle mücadelede iş birliğini artıracakları belirtildi.
D-8 ülkeleri, Bangladeş, Endonezya, İran, Malezya, Mısır, Nijerya, Pakistan ve Türkiye'den oluşuyor. Bu ülkelerin çevre bakanları, İstanbul'daki toplantının ardından yapacakları çalışmalarla, iklim değişikliği ve çevre sorunlarına karşı ortak projeler geliştirmeyi hedefliyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu kritik buluşma, özellikle COP31 öncesinde uluslararası kamuoyunda dikkatle takip ediliyor.
Toplantı, iklim değişikliğinin küresel bir kriz olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne sererken, gelişmekte olan ülkelerin bu krizle başa çıkmak için iş birliği yapmasının ne denli önemli olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye, COP31 dönem başkanlığı sürecinde bu tür diplomatik girişimlerle iklim diplomasisinde etkin bir rol oynuyor. Önümüzdeki dönemde atılacak somut adımlar, yalnızca Türkiye'nin değil, D-8 ülkelerinin de iklim hedeflerine ulaşmasında belirleyici olacak.