Cumhuriyet'in ilanına giden süreçte 28 Ekim 1923 gecesi verildiği sanılan kararın aslında daha önceden şekillendiği, o gece sadece son hazırlıkların tamamlandığı anlaşıldı. Mustafa Kemal Paşa'nın Çankaya'da düzenlediği akşam yemeğinde arkadaşlarına “Yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz” dediği biliniyor; ancak bu kararın arkasında aylar süren tartışma ve hazırlık süreci vardı. Yeni Türkiye'nin yönetim biçiminin belirlenmesi, saltanatın kaldırılmasından sonra hız kazanan anayasal çalışmalarla şekillendi.
Saltanatın Kaldırılmasından Cumhuriyet'e Uzanan Süreç
1 Kasım 1922'de TBMM tarafından saltanatın kaldırılması, yeni devletin rejiminin ne olacağı tartışmalarını beraberinde getirdi. 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması sonrasında Ankara'da siyasi hareketlilik arttı. Mustafa Kemal Paşa, 1923 yazında Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Halk Fırkası'na dönüşeceğini açıkladı. Bu adım, yeni bir siyasi yapının habercisiydi. Eylül 1923'te Halk Fırkası'nın kuruluş çalışmaları tamamlandı. Ekim ayına gelindiğinde kabine bunalımı patlak verdi. Ali Fethi Okyar hükümeti istifa etti, yeni hükümetin kurulması konusunda Meclis'te uzlaşma sağlanamadı. Bu kriz, hükümet sisteminin tıkanıklığını gözler önüne serdi.
Tarihçiler, 28 Ekim gecesi yapılan toplantının bir karar alma değil, alınmış kararın uygulanması için son adım olduğunu belirtiyor. Mustafa Kemal Paşa, 28 Ekim akşamı Çankaya'da İsmet Paşa, Fethi Bey, Kazım Paşa gibi yakın çalışma arkadaşlarını ağırladı. Yemekte, “Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz” diyerek niyetini açıkladı. Bu söz, o güne kadar yapılan hazırlıkların doruk noktasıydı. Aslında cumhuriyet fikri, daha 1919'daki Amasya Genelgesi'nde “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” ifadesiyle filizlenmişti. 23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılmasıyla egemenliğin millete dayandığı fiilen ortaya konmuştu.
28 Ekim Gecesi: Kararın Uygulanması
28 Ekim 1923 Pazar akşamı Çankaya'da yapılan toplantıda, ertesi gün Meclis'e sunulacak teklifin metni üzerinde çalışıldı. Mustafa Kemal Paşa, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda yapılacak değişiklikle cumhuriyetin ilan edileceğini ve ilk cumhurbaşkanının seçileceğini belirtti. Toplantıya katılanlar arasında İsmet İnönü, Fethi Okyar, Kazım Özalp, Halit Paşa gibi isimler vardı. Gece boyunca yapılan görüşmelerde, muhalefetin tepkisini çekmemek için nasıl bir yol izleneceği tartışıldı. Sabaha karşı hazırlanan teklif, 29 Ekim 1923 Pazartesi günü TBMM'ye sunuldu. Meclis'te yapılan oylamada 158 milletvekilinin katılımıyla cumhuriyet ilan edildi. Mustafa Kemal Paşa, ilk cumhurbaşkanı seçildi. Ardından İsmet Paşa başbakanlığa atandı ve hükümet kuruldu.
Ancak bu süreçte 28 Ekim gecesi verilen kararın birdenbire alınmadığı, aylar öncesinden planlandığı anlaşılıyor. Mustafa Kemal Paşa, 1923 yılının başından itibaren cumhuriyet konusunda çevresindekilere telkinlerde bulunuyordu. Nitekim 1923 Ocak ayında İzmir'de yaptığı konuşmada “Milli egemenliğe dayanmayan hiçbir devlet yaşayamaz” diyerek rejimin adını koymasa da işaretini vermişti. Ayrıca 1923 Nisan'ında yapılan seçimler sonrası oluşan Meclis'te, cumhuriyet yanlısı kadroların ağırlığı artmıştı. Haziran 1923'te kabul edilen İlk Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun bazı maddeleri, cumhuriyet yönetimine kapı aralıyordu.
Hükümet Bunalımı ve Rejim Tartışmaları
Ekim 1923 başında yaşanan hükümet krizi, cumhuriyetin ilanını hızlandıran etkenlerden biri oldu. Meclis'te çoğunluk sağlanamayınca, Mustafa Kemal Paşa'nın direktifiyle yeni bir hükümet arayışına girildi. Ancak muhalifler, kabine sisteminin işlemeyeceğini savunuyordu. Bu ortamda, hükümet sistemini değiştirerek cumhuriyete geçiş, çözüm olarak öne çıktı. 25 Ekim'de Ali Fethi Okyar hükümetinin istifası ve 28 Ekim'de yeni hükümetin kurulamaması, Meclis'i çıkmaza soktu. Mustafa Kemal Paşa, 28 Ekim akşamı yaptığı toplantıda, “Millet egemenliğini ilan etmekten başka çare yoktur” diyerek kararlılığını gösterdi. Ertesi gün Meclis'e sunulan önerge, “Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun birinci maddesinin tadili” başlığını taşıyordu. Önergede, “Hükümet şeklinin cumhuriyet olduğu” belirtiliyordu. Oylama sonucunda 158 kabul oyuyla cumhuriyet ilan edildi. Muhalefetin büyük bölümü oylamaya katılmadı.
Tarihçilerin Değerlendirmesi
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan tarihçiler, 28 Ekim gecesinin bir dönüm noktası olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını vurguluyor. Cumhuriyet'in ilanı, uzun bir hazırlık sürecinin son halkası. Mustafa Kemal Paşa'nın liderliğinde yürütülen çalışmalar, saltanatın kaldırılması, Lozan'ın imzalanması ve Halk Fırkası'nın kurulmasıyla olgunlaştı. 28 Ekim gecesi yapılan toplantı, bu birikimin hayata geçirilmesi için son adımdı. O gece alınan karar, aslında aylardır zihinlerde ve masa başında şekillenmişti. Dolayısıyla “28 Ekim gecesi karar verilmedi” ifadesi, kararın çok önceden verildiğini, o gecenin sadece uygulama için bir fırsat olduğunu anlatıyor. Bu perspektif, cumhuriyetin ilanını ani bir karar olmaktan çıkarıp, bilinçli bir tercih ve uzun soluklu bir mücadelenin ürünü olarak görmemizi sağlıyor.
Cumhuriyet'in ilanı, Türkiye'nin siyasi tarihinde bir milat olarak kabul edilir. 29 Ekim 1923'te TBMM'de alınan kararla devletin yönetim biçimi cumhuriyet oldu. Mustafa Kemal Paşa, ilk cumhurbaşkanı olarak seçildi. O günden bu yana 29 Ekim, Cumhuriyet Bayramı olarak kutlanıyor. Ancak bu sürecin arka planında yatan hazırlıklar, 28 Ekim gecesiyle sınırlı değil. Tarihçiler, cumhuriyetin ilanının, Milli Mücadele'nin başından itibaren hedeflenen bir sonuç olduğunu belirtiyor. Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongreleri, TBMM'nin açılışı, saltanatın kaldırılması, hep bu yönde atılan adımlardı. 28 Ekim gecesi ise bu adımların taçlandırıldığı an olarak kayıtlara geçti.