İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri her geçen gün daha belirgin hale gelirken, gözler Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) çevrildi. Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, COP31'de gelişmekte olan ülkelerin iklim kaynaklı sağlık risklerine karşı dayanıklılığını artırmak için acil bir iklim ve sağlık destek fonu oluşturulması gerektiğini vurguladı.
İklim ve Sağlık Fonu Neden Gerekli?
Prof. Dr. Evci Kiraz, iklim değişikliğinin yol açtığı sağlık sorunlarının başında sıcak hava dalgaları, vektör kaynaklı hastalıklar, su ve gıda güvenliği sorunları, hava kirliliği ve ruh sağlığı problemlerinin geldiğini belirtti. Gelişmekte olan ülkelerin bu etkilere karşı savunmasız olduğunu ifade eden Evci Kiraz, mevcut finansman mekanizmalarının sağlık boyutunu yeterince ele almadığını söyledi.
Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) verilerine göre, iklim değişikliği her yıl yaklaşık 250 bin ek ölüme neden oluyor ve bu sayının 2030-2050 yılları arasında yılda 250 bin kişiye ulaşması bekleniyor. Özellikle düşük gelirli ülkelerde sağlık altyapısı bu yükü kaldıramıyor. Evci Kiraz, "İklim ve sağlık destek fonu, uyum kapasitesini güçlendirmek için kritik bir adım olacak" dedi.
COP31'den Beklentiler
COP31, 2024 yılında düzenlenecek ve iklim finansmanı konusunda yeni taahhütlerin alınması bekleniyor. Prof. Dr. Evci Kiraz, özellikle gelişmekte olan ülkelerin sağlık sistemlerini iklime dayanıklı hale getirecek projelere fon sağlanması gerektiğini belirtti. Bu fonun, erken uyarı sistemleri, aşılama programları, temiz su erişimi ve sağlık çalışanlarının eğitimi gibi alanlara yönlendirilmesi öneriliyor.
Ayrıca, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini izlemek için uluslararası işbirliğinin artırılması gerektiğini vurgulayan Evci Kiraz, "Sağlık, iklim müzakerelerinin merkezine yerleşmeli. Sadece emisyon azaltımı değil, aynı zamanda uyum ve sağlık koruma da öncelikli olmalı" ifadelerini kullandı.
Sağlık ve İklim Arasındaki Bağlantı
İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri doğrudan ve dolaylı olarak ortaya çıkıyor. Doğrudan etkiler arasında aşırı hava olayları (sel, fırtına, kuraklık) nedeniyle yaralanmalar ve ölümler yer alıyor. Dolaylı etkiler ise bulaşıcı hastalıkların yayılması, gıda ve su kaynaklı hastalıklar, solunum yolu rahatsızlıkları ve ruhsal sorunlar olarak sıralanıyor.
Özellikle kırılgan gruplar (çocuklar, yaşlılar, kronik hastalar, düşük gelirli topluluklar) daha fazla risk altında. Evci Kiraz, "İklim adaleti, sağlık adaletini de kapsar. Gelişmiş ülkelerin tarihsel sorumlulukları gereği finansman sağlaması elzem" dedi.
Mevcut Finansman Mekanizmaları ve Eksiklikler
Yeşil İklim Fonu (GCF) ve Küresel Çevre Fonu (GEF) gibi mekanizmalar iklim projelerini desteklese de, sağlık odaklı projeler bu fonlardan yeterli pay alamıyor. 2022'de yapılan bir analize göre, iklim finansmanının sadece %0,5'i sağlık projelerine ayrıldı. Evci Kiraz, bu oranın artırılması gerektiğini belirterek, "Sağlık, iklim finansmanında ayrı bir başlık olmalı" çağrısı yaptı.
COP31'de ayrıca, kayıp ve zarar fonunun sağlık boyutunun güçlendirilmesi bekleniyor. Gelişmekte olan ülkeler, iklim kaynaklı sağlık harcamalarının karşılanması için ek kaynak talep ediyor.
Sonuç ve Değerlendirme
İklim değişikliği, 21. yüzyılın en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri olarak kabul ediliyor. COP31'in, iklim ve sağlık arasındaki bağlantıyı güçlendirecek somut adımlar atması bekleniyor. Prof. Dr. Emine Didem Evci Kiraz'ın çağrısı, sağlık profesyonelleri ve iklim aktivistleri tarafından destekleniyor. Ancak, finansman taahhütlerinin hayata geçirilmesi ve gelişmekte olan ülkelerin erişiminin kolaylaştırılması gerekiyor. Aksi halde, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki yükü daha da artacak ve küresel sağlık eşitsizlikleri derinleşecek.