Citigroup ekonomistleri, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 2,5 oranında büyüyeceğini tahmin ediyor. Zayıf geçen ilk çeyrek verilerinin ardından yapılan değerlendirmede, büyümeye yönelik risklerin aşağı yönlü olduğu vurgulanıyor. Bankanın raporunda, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının iç talebi baskılamaya devam ettiği belirtiliyor. Büyüme tahminindeki revizyon, küresel ekonomik belirsizlikler ve jeopolitik risklerin de etkisiyle şekilleniyor.
Büyüme Tahmininde Revizyon
Citi ekonomistleri, Türkiye için 2026 büyüme tahminini yüzde 2,5 olarak güncelledi. Önceki tahminlerde daha yüksek bir büyüme öngörülürken, ilk çeyrekteki zayıf performans beklentilerin aşağı çekilmesine neden oldu. Raporda, sanayi üretimi, perakende satışlar ve hizmet sektörü verilerinin beklenenden zayıf geldiği ifade ediliyor. Ayrıca, kredi büyümesindeki yavaşlama ve tüketici güvenindeki düşüş de büyüme görünümünü olumsuz etkiliyor.
Ekonomik Politikaların Etkisi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz oranlarını yüksek tutma kararlılığı, iç talebi kontrol altına almayı hedefliyor. Ancak bu durum, kısa vadede büyüme hızını yavaşlatıyor. Citi raporunda, para politikasındaki sıkı duruşun 2026 yılı boyunca devam etmesinin beklendiği, bunun da büyüme üzerinde baskı yaratacağı kaydediliyor. Öte yandan, maliye politikasında atılacak adımlar ve yapısal reformların büyümeyi destekleyebileceği ifade ediliyor.
Küresel ve Jeopolitik Faktörler
Küresel ekonomideki yavaşlama ve jeopolitik gerilimler de Türkiye'nin büyüme görünümünü etkileyen faktörler arasında. Avrupa'daki zayıf talep, ihracat kanalıyla büyümeyi olumsuz etkiliyor. Ayrıca, enerji fiyatlarındaki dalgalanma ve arz zinciri sorunları da risk oluşturuyor. Citi ekonomistleri, bu dışsal faktörlerin Türkiye'nin büyüme patikasını daha da aşağı çekebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 2,5 büyümesi, uzun vadeli ortalamaların altında kalarak potansiyel büyüme oranının altında bir performans sergileyeceği anlamına geliyor. Sıkı para politikasının devamı ve küresel belirsizlikler göz önüne alındığında, büyümenin daha da yavaşlama riski bulunuyor. Ancak uygulanacak yapısal reformlar ve ivme kazanacak ihracat, büyüme hızını artırabilir. Önümüzdeki dönemde ekonomik verilerin seyri, Citi'nin bu tahmininde revizyona gidip gitmeyeceğini belirleyecek.