Tarlada artık yalnızca üretim değil, belirsizlik de büyüyor. Bir yandan kuraklık, diğer yandan hızla yükselen girdi maliyetleri ve yetersiz destekler nedeniyle çiftçi; hangi ürünü ekeceğine kendi tercihleriyle değil, ekonomik zorunluluklarla karar veriyor. Çiftçi-Sen Genel Başkanı Ali Bülent Erdem, bu durumun tarımda sürdürülebilirliği tehdit ettiğini vurguluyor.
Zorunlu tercihler ve umut ekimi
Çiftçi-Sen Genel Başkanı Ali Bülent Erdem, Türkiye'de çiftçilerin karşı karşıya olduğu en büyük sorunun belirsizlik olduğunu belirtiyor. Erdem, "Çiftçi artık istediği ürünü değil, umut ettiği ürünü ekiyor. Çünkü bu yıl hangi ürünün kâr getireceğini kestirmek çok zor. Kuraklık, girdi fiyatlarındaki artış ve desteklemelerin yetersizliği üreticiyi adeta zarar etmeye mahkum ediyor" ifadelerini kullanıyor.
Özellikle son yıllarda mazot, gübre ve tohum fiyatlarındaki artış, çiftçilerin üretim maliyetlerini katlayarak yükseltti. Devletin sağladığı tarımsal destekler ise bu maliyet artışını karşılamaktan uzak. Erdem, "Verilen destekler enflasyon karşısında eriyor. Çiftçi borç batağında, bankalara olan kredilerini ödeyemiyor" diyor.
Kuraklık da cabası. Özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yağışların yetersiz olması, ürün kayıplarına yol açıyor. Çiftçiler, kuraklığa dayanıklı tohum çeşitlerine yönelse de bu tohumların fiyatı yüksek. Ayrıca sulama altyapısı yetersiz, devlet desteği ise sınırlı.
Çözüm önerileri ve beklentiler
Ali Bülent Erdem, çözüm için acil adımlar atılması gerektiğini vurguluyor. Erdem, “Öncelikle girdi maliyetlerinin düşürülmesi için vergi indirimleri ve sübvansiyonlar sağlanmalı. Tarımsal destekler enflasyona endekslenmeli ve zamanında ödenmeli. Kuraklıkla mücadele için baraj ve sulama kanalları yatırımları hızlandırılmalı” önerilerinde bulunuyor.
Çiftçi-Sen, ayrıca çiftçilerin örgütlenmesini güçlendirmek istiyor. Sendika, kooperatifleşme ve üretici birliklerinin yaygınlaştırılması gerektiğini savunuyor. Erdem, “Küçük çiftçi ayakta kalamıyor. Büyük şirketler tarımı domine ediyor. Devlet, küçük aile işletmelerini koruyan politikalar üretmeli” diyor.
Öte yandan, tarım politikalarının süreklilik arz etmemesi de önemli bir sorun. Her yıl değişen destekleme modelleri, çiftçilerin uzun vadeli plan yapmasını engelliyor. Erdem, “Üretici neye güveneceğini bilmiyor. Bu belirsizlik tarımda verimliliği düşürüyor” uyarısında bulunuyor.
Tarım sektörünün geleceği, sadece çiftçilerin değil, tüm toplumun gıda güvenliği açısından kritik. Uzmanlar, mevcut gidişatın sürdürülemez olduğunu, acil yapısal reformlara ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Çiftçi-Sen'in çağrıları, tarımda yaşanan krizin boyutlarını gözler önüne seriyor.