İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ve İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş hakkında yürüttüğü soruşturma dosyasını yetkisizlik kararı vererek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Karar, siyasi kulislerde tartışma yaratırken dosyanın akıbeti merak konusu oldu.
Soruşturmanın kapsamı ve yetkisizlik kararı
Soruşturma, CHP’li dört ismin çeşitli iddialarla ilgili ifadeleri ve faaliyetleri üzerine başlatılmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen inceleme sonucunda dosyanın işlem yeri itibarıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetki alanına girdiğine hükmetti. Bu nedenle dosya, yetkisizlik kararıyla Ankara’ya sevk edildi.
Ankara’da beklenen süreç
Dosyanın Ankara’ya ulaşmasının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetki değerlendirmesi yapması bekleniyor. Başsavcılık, dosyayı yetkili görürse soruşturmaya devam edecek; aksi halde dosya yeniden İstanbul’a gönderilebilir. Siyasi çevreler, dosyanın Ankara’da takipsizlikle sonuçlanmasının olası olduğunu belirtiyor.
CHP’den ilk açıklamalar
CHP cephesinde soruşturmanın siyasi amaçlı olduğu yönünde değerlendirmeler yapıldı. Parti sözcüsü Deniz Yücel, “Bu soruşturma tamamen siyasi bir operasyondur. Milletimizin iradesini cezalandırmaya yönelik bu girişimler sonuçsuz kalacaktır” ifadelerini kullandı.
Siyasi kulislerde yankı buldu
Karar, siyasi kulislerde geniş yankı buldu. Ankara kulislerinde dosyanın düşürülme ihtimalinin yüksek olduğu konuşulurken, bazı hukukçular yetkisizlik kararını eleştirerek “Soruşturma genişletilmeye çalışılıyor” yorumunu yaptı.
Geçmişteki benzer soruşturmalar
CHP’li siyasetçilere yönelik soruşturmalar, son yıllarda sıkça gündeme geliyor. Geçmişte de Kemal Kılıçdaroğlu ve parti yöneticileri hakkında açılan davalar, uzun süren yargı süreçlerinin ardından beraatla sonuçlanmıştı. Bu dosyanın da benzer bir akıbete uğrayacağı tahmin ediliyor.
Konunun bağımsız bir değerlendirmesini yapacak olursak, Türkiye’de siyasetin giderek yargı alanına taşınması, demokratik işleyiş açısından endişe vericidir. Yetkisizlik kararı, hukuki bir prosedür olmakla birlikte, siyasi partilerin faaliyetlerinin yargı müdahalesiyle engellenmeye çalışıldığı izlenimini güçlendirmektedir. Hukukun üstünlüğü ve siyasetin kendi mecrasında işlemesi, demokratik bir sistemin olmazsa olmaz koşullarındandır.