CHP’nin 38. Olağan Kurultayı sürecinde yaşanan olaylara ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan 9 kişiden 8’i için tahliye kararı verildi. Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla, aralarında partili delegelerin ve görevlilerin bulunduğu 8 kişi serbest bırakılırken, dosyada tek tutuklu isim olarak eski Milletvekili Veli Ağbaba’nın şoförü Gaffar Çiçek kaldı. Karar, siyasi kulislerde geniş yankı uyandırırken, CHP cephesinden “hukukun zaferi” açıklamaları geldi.
Tahliye Kararının Detayları
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve ardından “örgüt üyeliği” ile “hükümeti devirmeye teşebbüs” suçlamalarıyla tutuklanan 9 kişiden 8’i, savcılığın itirazına rağmen tahliye edildi. Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen karar, dosyadaki delil durumu ve adli kontrol hükümlerinin yeterliliği gerekçesiyle alındı. Tahliye edilenler arasında, CHP’nin çeşitli kademelerinde görev yapan partililer ve kurultayda güvenlik görevlisi olarak çalışan kişilerin bulunduğu öğrenildi.
Kararla ilgili konuşan CHP Sözcüsü, “Bu karar, siyasi iktidarın hukuku araçsallaştırma çabalarının bir kez daha başarısızlığa uğradığını göstermiştir. Partimiz ve demokrasi adına önemli bir kazanımdır” ifadelerini kullandı. Öte yandan, tahliyelerin ardından serbest kalan kişilerin adli kontrol şartıyla salıverildikleri, yurt dışına çıkış yasağı getirildiği belirtildi.
Tek Tutuklu: Gaffar Çiçek
Tahliye edilenlerin arasında yer almayan Gaffar Çiçek’in, eski CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın uzun süredir şoförlüğünü yaptığı ve kurultay günü olaylara karıştığı iddia edilen grupta olduğu belirtiliyor. Çiçek’in, güvenlik kamerası görüntülerinde ön plana çıktığı ve hakkındaki suçlamaların daha ağır olduğu öne sürülüyor. Avukatlarının ise yarın yeniden tahliye talebiyle mahkemeye başvuracağı öğrenildi.
Veli Ağbaba ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Şoförüm Gaffar Çiçek, hukuk karşısında suçsuzluğu ispatlanana kadar bu sürecin takipçisi olacağız. Onun tek suçu, partisinin kurultayında görev yapmaktı. Bu dava siyasi bir kumpastır” dedi.
Kurultay Sürecinde Yaşananlar
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı, geçtiğimiz ay Ankara’da gerçekleştirilmiş, ancak divan seçimleri ve oylama süreçlerinde yaşanan tartışmalar, bazı delegelerin ve görevlilerin gözaltına alınmasıyla sonuçlanmıştı. Olayların ardından başlatılan soruşturma kapsamında, şu ana kadar toplam 12 kişi hakkında işlem yapıldığı, 3 kişinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bilgisi paylaşılmıştı.
Kurultayda yaşanan gerginlikler, CHP iç muhalefeti ile parti yönetimi arasındaki gerilimi bir kez daha gündeme taşımıştı. Özellikle, genel başkanlık seçimi öncesi yapılan itirazlar, tüzük değişiklikleri ve delege listeleri üzerindeki tartışmalar, partinin iç dinamiklerinde kırılmalara neden olmuştu. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “CHP’nin iç işlerine karışma” söylemleri ise süreci daha da karmaşık hale getirmişti.
Hukuki ve Siyasi Tepkiler
Tahliye kararı, muhalefet partileri ve hukukçular tarafından memnuniyetle karşılandı. İYİ Parti Sözcüsü, “Bu karar, hukukun üstünlüğüne olan inancımızı tazelemiştir. Ancak asıl adaletin sağlanması için tüm tutukluların serbest bırakılması gerekmektedir” açıklamasında bulundu. Türkiye Barolar Birliği ise yazılı bir açıklama yaparak, “Siyasi partilerin iç işleyişine yönelik adli müdahalelerin demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını” vurguladı.
İktidar cephesinden ise ilk yorum Adalet Bakanı’ndan geldi. Bakan, “Yargı bağımsızdır, kararlarını verirken sadece anayasa ve yasaları dikkate alır. Tahliye kararları, dosyanın takdir yetkisi kapsamındadır. Biz süreci saygıyla karşılıyoruz” dedi. Ancak, bazı hükümet yanlısı yorumcular, tahliyelerin “CHP’ye verilen bir mesaj” olduğunu öne sürerek farklı bir değerlendirme yaptı.
Dosyanın Geleceği
Tahliyelerin ardından dosya kapsamında yürütülen soruşturmanın, önümüzdeki günlerde iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte yeni bir aşamaya geçmesi bekleniyor. Gaffar Çiçek’in tutukluluk halinin devam edip etmeyeceği, yapılacak itiraz ve yeni deliller doğrultusunda netlik kazanacak. CHP Genel Merkezi, kurultay sürecine ilişkin olarak tüm adımların hukuka uygun olduğunu ve sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını açıkladı.
Kurultayın asıl galibi olarak sahneye çıkan bu hukuki süreç, aynı zamanda Türkiye’de siyasetin normalleşmesi ve partiler içi demokrasi tartışmalarını da beraberinde getirdi. Siyaset bilimciler, yaşananların muhalefet partileri üzerindeki baskıyı arttırdığına dikkat çekerek, bu tür davaların demokratik siyaseti olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Sonuç olarak, CHP kurultay davasında verilen tahliye kararları, hukukun işlediğinin bir göstergesi olarak okunabilir. Ancak dosyada halen tek bir tutuklunun bulunması, sürecin tam anlamıyla adil bir sonuca ulaşmadığını da düşündürüyor. Türkiye’de siyasi partilerin işleyişine ilişkin açılan bu tür davaların, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmeden çözüme kavuşturulması, demokrasinin sağlıklı işlemesi açısından büyük önem taşıyor.