Amedspor ile Trabzonspor arasında oynanan ve 1-1 sona eren maçın ardından sosyal medya platformlarında provoke edici paylaşımlar yapan hesaplara yönelik inceleme başlatıldı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın talimatıyla dijital suçlarla mücadele ekipleri, futbol karşılaşmasını bahane ederek toplumsal kutuplaşmayı amaçlayan hesapları tespit etmeye başladı.
Provokasyon hesapları mercek altında
İçişleri Bakanlığı koordinesinde Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı'na bağlı ekipler, maçtan önce ve maç sırasında paylaşım yapan çok sayıda hesabı belirledi. Yapılan teknik analizlerde, bu hesapların büyük bölümünün organize bir şekilde hareket ettiği ve güvenlik güçlerine yönelik tehdit içeren ifadeler kullandığı kaydedildi.
Yetkili kaynaklar, özellikle maç öncesi ve sırasında sahte haber ve görüntülerle kamuoyunu yanıltmaya çalışan hesapların da inceleme kapsamında olduğunu belirtiyor. Bu kapsamda, Türkiye'nin farklı illerinden çok sayıda hesabın IP adresi üzerinden kimlik tespitine gidilirken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.
Maçın güvenlik boyutu
Diyarbakır'daki maç, yüksek güvenlik önlemleri altında oynandı. Yurt içinde ve yurt dışında farklı görüşlere sahip taraftarların tepki göstermesi üzerine, polis ve jandarma ekipleri stadyum çevresinde geniş güvenlik tedbirleri aldı. Ancak sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarla maçın siyasi bir zemine çekilmeye çalışıldığı gözlendi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Hangi amaçla olursa olsun sporun ve futbolun birleştirici ruhunu zehirlemeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Bu provokasyonlara izin vermeyeceğiz. Sanal ortamda suç işleyen hiçbir hesap, hiçbir kişi cezasız kalmayacaktır' ifadelerini kullandı.
Bakan Yerlikaya'nın bu açıklamasının ardından başlatılan operasyonda şu ana kadar 15 hesabın kullanıcısı tespit edilirken, bu kişilerin ifadelerinin alınması için süreç başlatıldı. Hesapların bazılarının yurt dışından yönetildiği, bazılarının ise bot hesaplar olduğu belirlendi.
Geçmiş dönemdeki benzer girişimler
Bu tür provokasyonlar, Türkiye'de futbol müsabakalarının rutin bir parçası olmaya başladı. Özellikle Ankara'da oynanan Amedspor maçlarında da zaman zaman benzer olaylar yaşanmıştı. Geçtiğimiz yıllarda bazı sosyal medya platformlarında 'İstanbul'da terör örgütü sempatizanı gösterisi' gibi başlıklarla provokatif görüntüler paylaşılmış, güvenlik güçleri hızla harekete geçmişti. Bu kez ise söz konusu paylaşımların doğrudan karşılaşmaya kilitlenmesi dikkat çekiyor.
Konunun takipçilerine göre, bu tip hesaplar genellikle belli bir siyasi ajandayı takip eden gruplar tarafından yönetiliyor. Ancak son yıllarda bu tür girişimlerin bazılarının yabancı istihbarat ağlarıyla bağlantılı olduğu tespit edilmişti. Türkiye, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası sosyal medyada dezenformasyonla mücadelede kapsamlı adımlar atarken, 2022'de kabul edilen Sosyal Medya Yasası ile tüm platformlar Türkiye'de yasal temsilci bulundurmakla yükümlü hale getirildi.
Ancak pratikte birçok platform, veri paylaşımı konusunda hâlâ istekli davranmıyor. Yetkili bakanlıklar, bu tür durumlarda uluslararası hukuk ve işbirliği mekanizmalarını devreye sokarak bilgi talep ediyor. Bu operasyonda da yurt dışı kaynaklı bazı hesaplara ulaşmak için Interpol aracılığıyla talepte bulunulması bekleniyor.
Kapsamlı inceleme sürüyor
Sosyal medyada özellikle X (eski adıyla Twitter), Facebook ve Instagram platformlarında yapılan incelemelerde, maç sırasında paylaşılan çok sayıda tehdit ve hakaret içerikli yazı tespit edildi. Bu içeriklerde, bazı futbolcuların ailelerine yönelik tehditlerin yer aldığı ifade ediliyor. Yetkililer, bu tür paylaşımların 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' ve 'suç işlemeye alenen teşvik' maddeleri kapsamında değerlendirildiğini vurguluyor.
İncelemenin boyutu ise oldukça geniş tutulmuş durumda. Devletin istihbarat birimleri, bu hesapların arkasındaki organizasyonel ağı çözmek için çalışıyor. İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulan SİBERAY birimi, gençleri bu tür provokasyonlara karşı bilgilendirmek adına 2023'ten bu yana toplam 65 ilde eğitim seminerleri düzenledi. Bu sayının 81 ile tamamlanması hedeflenirken, okullarda verilen derslere dijital okuryazarlık dersi eklendi.
Uzmanlar, provokasyon içerikli paylaşımlara maruz kalan kişilerin en kısa sürede emniyet ve savcılığa başvurmaları gerektiğini, ancak şikayet için mağduriyet yaşanmasının gerekmediğini belirtiyor. Ayrıca platformların 'bildir' (report) özelliğinin ihmale uğramaması, bu hesapların kapatılmasında etkili oluyor.
Sonuç yerine
Türkiye'de spor, toplumsal kutuplaşmaların ötesinde birleştirici bir unsur olarak kalmalı. Ne yazık ki bazı küçük gruplar, futbolun bu gücünden beslenerek ayrışma yaratmayı kendilerine amaç edinmiş durumda. Devletin bu hesaplara karşı hızlı ve kararlı tutumu, caydırıcılık açısından son derece önemli. Ancak dijital mecralardaki bilişim suçları konusunda toplumun da bilinçlendirilmesi, bu mücadelenin en az operasyonlar kadar uzun vadede kalıcı çözüm sağlayacağına inanıyoruz. Spor organizasyonlarında barışçıl bir atmosfer yaratmak, yalnızca güvenlik tedbirleriyle değil, aynı zamanda medya okuryazarlığı ve etkileşimli hukuk eğitimleriyle de sağlanabilir.