Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş çaplı bir soruşturma kapsamında, Çankaya Belediyesi'ne dün sabah erken saatlerde operasyon düzenlendi. Operasyonda Belediye Başkanı Alper Güner'in de aralarında bulunduğu 36 kişi gözaltına alındı. Soruşturmanın, belediyedeki imar ve ruhsat işlemlerinde usulsüzlük ve rüşvet iddialarına dayandığı öğrenildi.
Operasyonun detayları
Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, sabaha karşı belediye binası başta olmak üzere birden fazla adrese eş zamanlı baskın yaptı. Arama yapılan yerlerde dijital materyallere ve belgelere el konuldu. Gözaltına alınanlar arasında belediye başkan yardımcıları, daire müdürleri ve özel kalem müdürü gibi isimler de bulunuyor. Şüphelilerin, imar planı değişiklikleri, inşaat ruhsatları ve yapı denetim süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları, karşılığında menfaat sağladıkları iddia ediliyor.
Rüşvet çarkı nasıl işlemiş?
Edinilen bilgilere göre, soruşturma kapsamında bir müteahhitin ifadesi belirleyici oldu. Müteahhit, belediye yetkililerine rüşvet vererek imar izni aldığını itiraf etti. Bunun üzerine başlatılan teknik ve mali takipte, belediye içinde organize bir yapının varlığı tespit edildi. Rüşvetin para, araç ve arsa gibi farklı yollarla alındığı belirlendi. Ayrıca, bazı kamu ihalelerinin de usulsüz olduğu ileri sürülüyor.
Başkan Güner'in pozisyonu
Alper Güner'in gözaltına alınması, Ankara siyasetinde şok etkisi yarattı. CHP'li Güner, 2019 yerel seçimlerinde Çankaya Belediye Başkanı seçilmişti. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Güner'in, rüşvet çarkından haberdar olup olmadığı henüz netlik kazanmadı. Hakkında yürütülen soruşturma, belediye başkanının görevine devam edip etmeyeceği sorusunu da gündeme getirdi.
Hukuki süreç
Gözaltındaki şüpheliler, bugün Ankara Adliyesi'ne sevk edilecek. Savcılık, şüpheliler hakkında "rüşvet", "irtikap", "ihaleye fesat karıştırma" ve "görevi kötüye kullanma" gibi suçlamalardan işlem yapacak. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmeleri bekleniyor. Sürecin, belediyedeki diğer projeleri de kapsayacak şekilde genişleyebileceği belirtiliyor.
Bu operasyon, Türkiye'de yerel yönetimlerdeki yolsuzlukla mücadelede önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Kamuoyunda, benzer soruşturmaların diğer belediyelerde de başlatılabileceği yönünde beklentiler var. Özellikle büyükşehirlerde imar rantının denetlenmesi gerektiği bir kez daha gündeme geldi. Yaşanan gelişmeler, yerel siyasette şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemini ortaya koyuyor.