Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın avukatları, müvekkillerinin 500 gündür devam eden tutukluluğunun kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ihlal ettiğini belirterek Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu. Avukatlar, yaptıkları yazılı açıklamada, Çalık'ın uzun süredir tutuklu olmasının hukuki dayanağının kalmadığını ve bu durumun Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına açık bir ihlal teşkil ettiğini ifade etti.
Başvurunun gerekçeleri
Avukatlar, başvuruda Çalık'ın üzerine atılı suçlamaların delilleriyle birlikte toplandığını, kaçma veya delilleri karartma şüphesinin somut olgulara dayanmadığını ancak yargılamanın ilerlemesine rağmen tahliye taleplerinin reddedildiğini vurguladı. Açıklamada, tutukluluğun makul süreyi aştığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ve Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde değerlendirildiğinde bunun bir hak ihlali olduğu kaydedildi. Ayrıca, Çalık'ın sağlık durumunun tutukevi koşullarında kötüleştiği, yaşının ve sosyal durumunun göz önünde bulundurulmadığı da ifade edildi.
Avukatlar, bireysel başvurunun kabul edilebilirlik koşullarını taşıdığını, iç hukuk yollarının tüketildiğini ve başvurunun süresinde yapıldığını belirtti. AYM'den, ihlalin tespiti ve Çalık'ın derhal tahliyesi yönünde karar verilmesi talep edildi.
500 gündür tutuklu
Mehmet Murat Çalık, 14 Aralık 2022 tarihinde İstanbul merkezli operasyon kapsamında gözaltına alınmış, ardından tutuklanmıştı. Çalık hakkında, terör örgütü propagandası yapmak ve halkı kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere tahrik etmek suçlamaları yöneltiliyor. Tutukluluk süresi boyunca avukatları, defalarca tahliye talebinde bulunmuş ancak mahkeme bu talepleri reddetmişti. Çalık'ın yargılandığı dava, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Duruşmalar, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilerek ertelenmişti.
Öte yandan, Çalık'ın avukatları daha önce de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurmayı değerlendirdiklerini ancak öncelikle ulusal başvuru yollarının tüketilmesi gerektiğini açıklamışlardı. Bu kapsamda yapılan bireysel başvuru, Türkiye'de uzun süren tutukluluklara karşı yargısal denetim mekanizmasının işletilmesi açısından önem taşıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan hukukçular, tutukluluk süresinin makullüğünün her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, bu sürenin tek başına ihlal oluşturmayabileceğini ancak soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki gecikmelerin ve tutuklamaya dayanak gösterilen şüphenin güçlülüğünün belirleyici olduğunu ifade ediyor. Çalık'ın davasında, özellikle delil durumunun netleşmiş olması ve yargılamanın seyri, ihlal tespiti olasılığını güçlendiriyor.
AYM'nin bireysel başvuruları inceleme süreci ortalama bir yıl sürerken, bu tür durumlarda tedbir kararı verilmesi de mümkün. Başvuruda, Çalık'ın tutukluluk halinin devamı halinde telafisi güç zararlar doğacağı belirtilerek tedbir talebinde de bulunuldu. AYM'nin önümüzdeki haftalarda başvuruyu kabul edilebilirlik açısından inceleyerek bir karar vermesi bekleniyor.
Türkiye'de uzun süren tutukluluklar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin de sıkça ihlal kararı verdiği konular arasında. AİHM, Türkiye hakkında verdiği birçok kararda, tutukluluğun makul süreyi aştığı gerekçesiyle hak ihlali tespit etmişti. Anayasa Mahkemesi de benzer şekilde, bireysel başvurular üzerine verdiği kararlarla, tutukluluğun devamı ile ilgili önemli içtihatlar oluşturmuştur.