Bursa'nın gururu, coğrafi işaret tescilli 'Bursa siyahı' incirinde 2025 yılı hasat sezonu resmen başladı. İngiliz Kraliyet Ailesi'nin sofralarına kadar uzanan bu eşsiz meyve, bu yıl üreticinin yüzünü güldürmedi. Erken hasatla birlikte tarlada fiyatlar geçen yıla göre önemli ölçüde gerilerken, üreticiler durumdan şikayetçi. İklim değişikliği ve artan maliyetler, bu yılki rekolteyi ve kaliteyi doğrudan etkiledi.
Hasat Erken Başladı, Fiyatlar Düştü
Bursa'nın Osmangazi, Nilüfer ve Kestel ilçelerinde yetiştirilen Bursa siyahı inciri, normalde Ağustos sonu gibi toplanmaya başlarken, bu yıl hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle hasat yaklaşık iki hafta erken başladı. Erken hasat, ürünün kalitesini olumsuz etkilerken, tarlada fiyatların da düşmesine neden oldu. Geçen yıl ilk günlerde kilosu 150-200 TL'den alıcı bulan Bursa siyahı, bu yıl 80-100 TL arasında satılıyor. Bu durum, üreticiyi hayal kırıklığına uğrattı.
Kraliyet Sofralarının Vazgeçilmezi
Bursa siyahı inciri, kendine özgü aroması, ince kabuğu ve yüksek şeker oranıyla dünya çapında tanınıyor. Özellikle İngiltere'de Kraliyet Ailesi'nin mutfağında tercih edilen bu incir, yıllardır Birleşik Krallık'a ihraç ediliyor. Ancak bu yılki erken hasat ve kalite düşüklüğü, ihracatçıları da endişelendiriyor. Bursa Siyahı İncir Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Yılmaz, "Kraliyet ailesinin inciri dediğimiz ürünümüz, dünya markası. Ancak bu yıl iklim şartları nedeniyle hem verim hem kalite düştü. İnşallah ihracatta beklenen fiyatı buluruz." dedi.
Üreticinin Gözü Kulağı İhracatta
Yaklaşık 40 bin ailenin geçim kaynağı olan Bursa siyahı incirinde, yıllık ortalama 10 bin ton üretim gerçekleşiyor. Bu üretimin önemli bir bölümü, ABD, Almanya ve İngiltere'ye ihraç ediliyor. Özellikle İngiltere pazarı, bu incirin en sadık alıcıları arasında. Kraliyet ailesine tedarik sağlayan şirketlerin de Bursa'dan alım yaptığı biliniyor. Ancak küresel ısınma ve yağış rejimindeki değişiklikler, incir üretimini her geçen yıl daha da zorlaştırıyor.
Bursa Tarım ve Orman İl Müdürü Hamit Aygül ise yaptığı açıklamada, "Bursa siyahı inciri, coğrafi işaret tescili ile koruma altına alınmış değerli bir ürünümüz. Bu yıl hasat erken başladı, ancak biz üreticilerimize destek olmak için her türlü çalışmayı yapıyoruz. Özellikle sulama ve gübreleme konusunda teknik destek sağlıyoruz. Kaliteyi yükseltmek için AR-GE çalışmalarımız devam ediyor." ifadelerini kullandı.
Bursa Siyahı İncirinin Eşsiz Özellikleri
Mor-siyah renkli, ince kabuklu ve bal gibi tatlı olan Bursa siyahı inciri, diğer incir türlerine göre üstün bir aroma profiline sahiptir. İçi kırmızımsı, dışı ise koyu morumsu-siyahtır. Bu özellikleri sayesinde taze tüketimin yanı sıra kurutmalık olarak da büyük rağbet görür. Özellikle kahvaltılık ve tatlılarda kullanılan bu incir, E vitamini, potasyum ve lif bakımından oldukça zengindir. Uzmanlar, düzenli tüketiminin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, sindirimi kolaylaştırdığını ve kalp sağlığını koruduğunu vurguluyor.
Fiyat Düşüşünün Nedenleri
Tarlada fiyatların bu yıl düşmesinin en önemli nedeni, erken hasatla birlikte arzın artması ve ürün kalitesindeki düşüş. Ayrıca artan girdi maliyetleri (gübre, ilaç, işçilik) üreticiyi zorluyor. Marketlerde ve manavlarda ise Bursa siyahı incirinin fiyatı 150 ila 250 TL arasında değişiyor. Üretici ile market fiyatı arasındaki bu uçurum, aracıların payının yüksekliğine işaret ediyor. Üretici birlikleri, doğrudan pazarlama kanallarının kurulması halinde fiyatların dengelenebileceğini savunuyor.
Bursa siyahı inciri, sadece bir meyve değil, aynı zamanda Bursa'nın kültürel mirasının bir parçası. Her yıl Ağustos sonunda düzenlenen 'Bursa Siyahı İncir Festivali' ise üreticiyi ve tüketiciyi bir araya getiriyor. Bu yılki festival, hasadın erken başlaması nedeniyle bu ay içinde yapılacak. Festivalde incirden yapılan reçeller, tatlılar ve diğer ürünler sergilenecek.
Bursa siyahı incirindeki bu fiyat düşüşü, bölge ekonomisi için de bir tehdit oluşturuyor. Uzun yıllardır bu ürünle geçimini sağlayan binlerce aile, bu yıl zor bir sezon geçirecek gibi görünüyor. Ancak üreticiler, önümüzdeki yıllarda iklim koşullarının normale dönmesini ve devletin desteklerinin artmasını umut ediyor.