Genel Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Derya Uğur, Burdur'da bir üyelerinin sendikal faaliyetlere katıldığı gerekçesiyle idari baskıya maruz kaldığını duyurdu. Uğur, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ve baskı karşısında sessiz kalmayacaklarını, hukuka aykırı uygulamalara karşı mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.
Sendikal faaliyetlere baskı iddiası
Genel Sağlık-İş Sendikası tarafından yapılan açıklamaya göre, Burdur'da bir sağlık emekçisi, sendika faaliyetlerine katıldığı için idari yaptırımlarla karşılaştı. Sendika yönetimi, bu durumu 'idari baskı' olarak nitelendirirken, sağlık çalışanlarının sendikal haklarını kullanmasının engellenmeye çalışıldığını belirtti. Açıklamada, baskının somut verilerle kanıtlandığı ve hukuk dışı olduğu vurgulandı.
Derya Uğur: 'Mücadelemizi büyüteceğiz'
Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Derya Uğur, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, sağlık emekçilerinin şiddet ve baskı karşısında yalnız bırakılmaması gerektiğini söyledi. Uğur, 'Sağlık çalışanları, pandemi sürecinden bu yana büyük fedakarlıklar gösteriyor. Ancak ne yazık ki şiddete uğrayan, baskı altına alınan arkadaşlarımız var. Sendikal faaliyetlerin engellenmesi kabul edilemez. Bu baskılara karşı hukuki yollarla mücadele edeceğiz. Hiçbir emekçi, görevini yaptığı için cezalandırılamaz' dedi.
Uğur, ayrıca sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ve baskıların sistematik hale geldiğine dikkat çekerek, sendika olarak üyelerinin yanında olduklarını vurguladı. 'Şiddete ve baskıya karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Çalışanların haklarını korumak için her türlü hukuki ve idari girişimde bulunacağız' ifadelerini kullandı.
Bağlam ve arka plan
Sağlık sektöründe çalışanlara yönelik şiddet ve idari baskı iddiaları, son yıllarda artan bir sorun olarak gündeme geliyor. Türkiye'de sağlık emekçileri, özellikle hastanelerde yaşanan şiddet olayları ve sendikal hakların kısıtlanması nedeniyle sık sık tepki gösteriyor. Genel Sağlık-İş gibi sendikalar, bu konularda kamuoyu oluşturarak yetkililere çağrı yapıyor. Burdur'daki bu son olay, sendikal hakların kullanımının önündeki engellerin bir örneği olarak değerlendiriliyor.