Gülistan Doku cinayetini örtbas ettiği gerekçesiyle tutuklu yargılanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in mal varlığı, gündemde büyük yankı uyandırdı. Sonel'in, valilik maaşıyla edinmesi mümkün olmayan serveti, kamuoyunda 'Bu serveti hangi maaşla yaptın?' sorularını beraberinde getirdi. İddianamede yer alan mal varlığı dökümü, adeta bir servet beyanı niteliği taşıyor.
Mal Varlığı İddianameye Yansıdı
İddianameye göre, Tuncay Sonel'in eşi ve çocukları adına kayıtlı çok sayıda gayrimenkulü, lüks araçları ve yurt dışında hesapları bulunuyor. Sadece İstanbul'da üç ayrı semtte dairesi, Bolu'da villası, Tunceli'de arsaları olduğu belirtiliyor. Ayrıca, eşinin üzerine kayıtlı son model bir cip ve lüks bir sedan otomobil de dikkat çekiyor. Banka hesaplarında ise yüksek meblağlarda para ve döviz olduğu ifade ediliyor.
Vali Maaşıyla Açıklanamaz
2019-2021 yılları arasında Tunceli Valiliği görevini yürüten Sonel'in, bu dönemdeki maaşı ortalama 15-20 bin TL civarındaydı. Ancak, mal varlığının toplam değeri milyonlarca lirayı buluyor. Uzmanlar, bu durumun 'memuriyet maaşıyla açıklanmasının mümkün olmadığını' belirterek, dosyanın mali suçlarla ilgili olarak da derinleştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Soruşturma ve Yargı Süreci
Gülistan Doku'nun 2019 yılında Tunceli'nin Ovacık ilçesinde öldürülmesinin ardından başlatılan soruşturmada, dönemin Valisi Sonel'in delilleri kararttığı ve tanıkları baskı altına aldığı iddia edilmişti. Bu iddialar üzerine görevden alınan Sonel, hakkında açılan dava kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Dava sürecinde, Sonel'in mal varlığı da mercek altına alındı. Savcılık, mal varlığındaki artışın şüpheli olduğunu belirterek, 'zimmet', 'rüşvet' ve 'mal bildiriminde bulunmama' suçlarından da ayrı bir soruşturma başlattı.
Toplumsal Tepki ve Adalet Beklentisi
Olay, toplumda büyük bir infial yarattı. Özellikle sosyal medyada '#BuServetiHangiMaaslaYaptin' etiketiyle binlerce paylaşım yapıldı. Vatandaşlar, devletin bir memurundan böyle bir servet beklemediklerini, adaletin tecelli etmesini ve yolsuzluk yapan herkesin hesap vermesi gerektiğini dile getiriyor. Sivil toplum örgütleri ise konunun takipçisi olacaklarını açıkladı.
Bağımsız Değerlendirme
Bu olay, kamu görevlilerinin mal varlıklarının şeffaf bir şekilde denetlenmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bir valinin, görev yaptığı dönemde elde ettiği gelirle açıklanamayacak bir servete sahip olması, sadece adalet duygusunu zedelemekle kalmıyor, aynı zamanda kamu yönetimine olan güveni de ciddi şekilde sarsıyor. Yargı sürecinin titizlikle yürütülmesi ve tüm şüphelerin giderilmesi, hukuk devleti ilkesinin gereği olarak büyük önem taşıyor.