Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) sinyal istihbaratı ve telekulak yetkileri, yeni kurulan Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Siber Güvenlik Başkanlığı'na devrediliyor. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılan düzenleme, iletişimin denetlenmesi ve sinyal istihbaratı faaliyetlerinin tamamen Cumhurbaşkanlığı çatısı altında toplanmasını öngörüyor. Devir işleminin yıl sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.
Yetki devrinin kapsamı
Devir kapsamında BTK'nın Sinyal İstihbaratı Dairesi Başkanlığı, tüm personeli, bütçesi ve teknik altyapısıyla Siber Güvenlik Başkanlığı'na bağlanacak. Böylece telekomünikasyon yoluyla yapılan tüm iletişimin izlenmesi, kaydedilmesi ve analiz edilmesi yetkisi tek bir çatı altında toplanmış olacak. BTK bünyesinde daha önce Adli Bilişim ve Sinyal İstihbaratı olarak iki ayrı birimde yürütülen faaliyetler, artık doğrudan Cumhurbaşkanlığı'na bağlı bir birim tarafından yürütülecek.
Arka plan ve bağlam
Bu düzenleme, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan idari yapılanma sürecinin bir parçası olarak görülüyor. Darbe girişimi sonrası oluşturulan OHAL döneminde çıkarılan kararnamelerle pek çok kamu kurumunun yetkileri Cumhurbaşkanlığı'nda toplanmıştı. 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesiyle birlikte, istihbarat ve güvenlik alanındaki yetkilerin merkezileştirilmesi hız kazandı. Siber Güvenlik Başkanlığı'nın kurulmasıyla birlikte, siber saldırılara karşı koruma ve elektronik istihbarat faaliyetlerinin koordinasyonu da bu kuruma verildi.
Yetki devrine ilişkin eleştiriler ise, denetim mekanizmalarının zayıflayacağı ve kişisel verilerin korunması konusunda endişelerin arttığı yönünde. Sivil toplum örgütleri ve muhalefet partileri, telekulak yetkilerinin tek elde toplanmasının hukuki denetimi zorlaştıracağını ve keyfi uygulamalara yol açabileceğini belirtiyor. BTK'nın daha önceki dönemlerde yaşanan dinleme skandallarının ardından gelen bu düzenleme, kamuoyunda tartışmalara neden oldu.
Teknik ve hukuki boyut
Devir işlemiyle birlikte, BTK'nın elindeki santral dinleme kapasitesi ve sinyal istihbaratı altyapısı, doğrudan Cumhurbaşkanlığı'nın kontrolüne geçecek. Bu durum, istihbarat faaliyetlerinin daha hızlı ve koordineli yürütülmesi amacı taşısa da, yetkilerin ayrılmaz bir bütün halinde toplanması, sivil otoritelerin denetimini zayıflatıyor. Anayasa ve ilgili yasalara göre, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi ancak mahkeme kararıyla mümkün. Ancak yeni düzenlemeyle bu yetkinin, yargı denetiminin dışında kalabilecek bir yapıya devredilmesi endişe yaratıyor.
Düzenleme, TBMM'de görüşülmeden Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapıldı. Muhalefet, bu durumun yasama yetkisinin zayıflatılması anlamına geldiğini ve Anayasa'ya aykırı olduğunu savunuyor. Hükümet kanadı ise, düzenlemenin kamu güvenliği ve istihbaratın etkinliği açısından gerekli olduğunu savunuyor.
Değerlendirme
Yetki devriyle birlikte, Türkiye'de elektronik istihbarat faaliyetleri tamamen yürütme organının tekeline geçmiş oluyor. Bu durum, demokratik hukuk devleti ilkeleri açısından risk oluştururken, uluslararası alanda da Türkiye'nin veri gizliliği ve kişisel haklar konusundaki notunu olumsuz etkileyebilir. Sivil toplum, bağımsız bir denetim mekanizması ve yasal güvencelerin artırılması talebini sürdürüyor.