Ankara'da NATO Zirvesi öncesinde güvenlik önlemleri artırılırken, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi 2 hukuk öğrencisi gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, Boran Işıldak ve Burhan Can isimli öğrenciler, Ankara'nın Tuzluçayır Mahallesi'nde polis ekiplerince alıkonuldu. ÇHD, öğrencilerin dernek üyesi olmaları nedeniyle hedef alındığını belirterek, serbest bırakılmaları çağrısı yaptı.
Gözaltı süreci ve hukuki boyut
Olay, NATO Zirvesi'nin başlamasına saatler kala meydana geldi. Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Tuzluçayır'da yaptığı operasyonda iki öğrenciyi gözaltına aldı. ÇHD'den yapılan açıklamada, öğrencilerin dernek üyeliğinin gözaltı gerekçesi olarak kullanıldığı ifade edildi. Dernek, avukatları aracılığıyla öğrencilerin ifadelerine başvurulmasını ve yasal haklarının korunmasını talep etti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın süreci yakından takip ettiği öğrenildi.
NATO Zirvesi öncesi güvenlik tedbirleri
NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin düzenlendiği Ankara'da geniş kapsamlı güvenlik önlemleri alındı. Zirve boyunca kentin birçok noktasında polis ve jandarma ekipleri görev yaparken, protesto ve eylemlerin önüne geçilmesi için operasyonlar sıklaştırıldı. 10-11 Temmuz tarihlerinde gerçekleşen zirve, ittifakın genişleme ve savunma politikalarını görüşmek üzere toplandı. Gözaltıların bu kapsamda değerlendirildiği belirtiliyor.
Öğrenci ve dernek tepkisi
Boran Işıldak ve Burhan Can'ın aileleri, çocuklarının serbest bırakılması için hukuki süreç başlattı. ÇHD Genel Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada, "Üyelerimiz Boran Işıldak ve Burhan Can, hiçbir somut delil olmaksızın gözaltına alınmıştır. Hukuka aykırı bu uygulama derhal sonlandırılmalıdır" denildi. Öte yandan, öğrencilerin ifade vermek üzere emniyete götürüldüğü, savcılık talimatıyla işlem yapıldığı kaydedildi.
Geçmişte benzer olaylar
ÇHD, daha önce de çeşitli etkinlik ve zirveler öncesinde üyelerinin gözaltına alındığını duyurmuştu. 2018'de İstanbul'da düzenlenen bir etkinlik öncesinde 6 üye gözaltına alınmış, kısa süre sonra serbest bırakılmıştı. Dernek, bu tür operasyonların ifade özgürlüğünü kısıtlamayı amaçladığını savunuyor.
Olay, Türkiye'de uluslararası zirveler öncesinde sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskıların yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Hukukçular, gözaltı kararının hukuki dayanağının sorgulanması gerektiğini belirtiyor. Bu tür uygulamaların, Türkiye'nin ifade özgürlüğü karnesinde olumsuz bir algı yaratma riski taşıdığı ifade ediliyor.