Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, 4 Ekim'de yapılacak seçimler öncesi yabancı müdahale uyarısında bulunarak, ABD ile yaşanan diplomatik gerilimin gölgesinde seçim sürecine dışarıdan müdahale etmek isteyenlere "gerekli yanıtı vereceklerini" söyledi. Gerilim, ABD'nin Brezilya Büyükelçisi'nin vizesinin iptal edilmesiyle tırmanan bir hal aldı. Lula, ulusal televizyonda yaptığı konuşmada, "Hiçbir ülkenin bizim iç işlerimize karışmasına izin vermeyeceğiz. Seçimlerimiz bağımsız ve egemen bir şekilde gerçekleşecek" dedi.
Diplomatik krizin perde arkası
Brezilya Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Brasilia Büyükelçisi'ne verilen vizenin, uluslararası hukuk ve diplomatik normlara aykırı davrandığı gerekçesiyle iptal edildiğini açıkladı. Açıklamada, büyükelçinin seçim sürecine ilişkin uygunsuz yorumları ve muhalefet partileriyle kurduğu temasların bu karara yol açtığı belirtildi. ABD Dışişleri Bakanlığı ise kararın "temelsiz" olduğunu savunarak, Brezilya'nın masum bir diplomatı hedef aldığını öne sürdü. İki ülke arasındaki ilişkiler, son aylarda Amazon ormanlarının korunması ve ticaret anlaşmazlıkları nedeniyle zaten gergin bir seyir izliyordu. Vize iptali, bu gerilimi diplomatik krize dönüştürdü.
Lula'nın müdahale suçlaması ve uluslararası tepkiler
Lula, konuşmasında doğrudan ABD'yi işaret ederek, "Seçimlerimize müdahale etmeye çalışanlar oldu. Bunu kabul etmeyeceğiz. Egemenliğimiz pazarlık konusu değildir" ifadelerini kullandı. Bu açıklamaların ardından, birçok Latin Amerika ülkesi Brezilya'ya destek mesajı yayınladı. Arjantin Devlet Başkanı, "Brezilya'nın yanındayız" derken, Meksika Dışişleri Bakanlığı da "Bölgemizin istikrarını bozacak her türlü girişime karşıyız" açıklamasında bulundu. ABD Başkanı ise özel bir yorum yapmaktan kaçınarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin önemini vurguladı.
Seçim arefesinde artan hassasiyet
Brezilya'da 4 Ekim'de yapılacak seçimler, ülkenin siyasi geleceği açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Lula, seçim kampanyasında ekonomik toparlanma, sosyal adalet ve çevre koruma sözleri veriyor. Anketler, Lula'nın en güçlü aday olduğunu ancak muhalefetin ciddi bir rekabet oluşturduğunu gösteriyor. Bu ortamda, dış müdahale suçlamaları seçim atmosferini daha da gerdi. Siyasi analistler, Lula'nın bu söyleminin, tabanını konsolide etmek ve dikkatleri iç sorunlardan uzaklaştırmak amacı taşıyabileceğini, ancak ABD ile yaşanan krizin iki ülke arasındaki stratejik ortaklığa uzun vadede zarar verebileceği görüşünde.