Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davasında eşine yönelik "tosbağa" ve "kedi" gibi sözler söyleyen erkeğin ağır kusurlu olduğuna hükmederek tazminat ödemesine karar verdi. Oy birliğiyle alınan karar, boşanma davalarında hakaretin ağır kusur sayılması açısından emsal teşkil ediyor.
Davanın ayrıntıları
İstanbul'da yaşayan çift, evliliklerinin ilk yıllarından itibaren anlaşmazlık yaşamaya başladı. Kadın, eşinin kendisine sürekli hakaret ettiğini, "tosbağa", "kedi" gibi aşağılayıcı sözlerle küçük düşürdüğünü belirterek boşanma davası açtı. Yerel mahkeme, erkeğin kusurlu olduğuna hükmederek boşanmaya ve kadına maddi-manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Erkek, kararı temyiz ederek Yargıtay'a taşıdı.
Yargıtay kararı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, temyiz incelemesinde erkeğin eşine yönelik "tosbağa" ve "kedi" gibi sözlerinin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Daire, bu sözlerin ağır kusur oluşturduğunu belirterek yerel mahkemenin tazminat kararını onadı. Kararda, evlilik birliğinin temel yükümlülüklerine aykırı davranan erkeğin, eşine bu tür aşağılayıcı sözler söylemesinin boşanma sebebi olduğu ifade edildi. Ayrıca, Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talebinin yerinde olduğu kaydedildi.
Hukuki boyut ve emsal teşkil eden yönler
Uzmanlara göre, Yargıtay'ın bu kararı boşanma davalarında hakaretin ciddiye alınması gerektiğini gösteriyor. "Tosbağa" (kaplumbağa) gibi eski bir argo sözcük dahi olsa, eşe yönelik her türlü aşağılayıcı ifade kusur sayılabilecek. Avukatlar, kararın özellikle eşler arasında sıkça kullanılan hayvan benzetmeleri gibi sözlü saldırılara karşı emsal oluşturduğunu belirtiyor. Yargıtay'ın bu kararı, şiddet içermeyen sözlerin de ağır kusur sayılabileceğini göstermesi açısından önemli.
Boşanma davalarında kusur tespiti, tazminat miktarını doğrudan etkiliyor. Ağır kusurlu taraf, diğer eşe maddi ve manevi tazminat ödemek zorunda kalabiliyor. Yargıtay'ın bu kararıyla birlikte, "tosbağa, kedi" gibi sözler de ağır kusur kapsamına alındı.