İngiltere Savunma Bakanı John Healey, hükümetin ordu bütçesini artırma talebini reddetmesi üzerine beklenmedik bir şekilde istifa etti. Healey, yaptığı açıklamada 'artan küresel tehditler' karşısında silahlı kuvvetlerin yetersiz kaynakla bırakıldığını savundu. Başbakan Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi hükümeti, bütçe disiplinini gerekçe göstererek talebi geri çevirdi. Healey'nin ayrılışı, parti içinde Starmer'a yönelik istifa baskılarını da artırdı.
İstifanın Arka Planı
Healey, kabine toplantısında Savunma Bakanlığı'nın 2025-26 mali yılı için ek 10 milyar sterlin talep ettiğini ancak Hazine tarafından bu talebin 'bütçe kısıtlamaları' gerekçesiyle reddedildiğini açıkladı. Bakan, istifa mektubunda 'Mevcut jeopolitik ortamda ordumuzun caydırıcılık kapasitesini korumak için acil yatırım gerekiyor' ifadesini kullandı.
Hükümetin Tutumu
Başbakanlık sözcüsü, Healey'nin kararının 'hayal kırıklığı yarattığını' ancak hükümetin mali disiplin politikasının devam edeceğini bildirdi. Sözcü, 'Bütçe açığını azaltma taahhüdümüz doğrultusunda önceliklerimizi belirledik. Savunma harcamaları önemli ancak mevcut kaynaklarla yönetmek zorundayız' dedi. İngiltere'nin NATO taahhütleri kapsamında GSYİH'sının %2'sini savunmaya ayırma hedefini koruduğu ancak bu oranın yetersiz olduğu yönünde eleştiriler var.
Parti İçi Tepkiler
Healey'nin istifası, İşçi Partisi'nin savunma politikalarını sorgulayan milletvekilleri arasında yankı buldu. Güvenlik konularında uzmanlaşmış bir grup vekil, hükümeti 'savunmayı ikinci plana atmakla' suçladı. Öte yandan, bazı parti üyeleri ise bütçe disiplini konusunda Starmer'a destek verdi. Healey'nin yerine kimin atanacağı henüz netleşmedi.
Bağımsız Değerlendirme
İngiltere'nin savunma bütçesi krizi, giderek artan küresel belirsizlikler karşısında Batılı ülkelerin karşılaştığı yaygın bir ikilemi yansıtıyor. Bir yandan mali disiplin sağlanmaya çalışılırken, diğer yandan askeri hazırlık seviyesinin korunması gerekiyor. Healey'nin istifası, bu dengenin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde hükümetin savunma harcamalarını artırmaya zorlanması beklenebilir; aksi takdirde NATO müttefikleri ve kamuoyu nezdinde güven kaybı yaşanabilir.