Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), dün oybirliğiyle kabul ettiği tarihi bir kararla, BM barış güçlerine yönelik saldırı ve suçlardan sorumlu olanların ulusal ve uluslararası düzeyde hesap vermesi gerektiğini vurguladı. Karar, özellikle son yıllarda artan barış gücü hedefli saldırılara karşı uluslararası toplumun tepkisini net bir şekilde ortaya koyuyor. BM Genel Sekreteri António Guterres, kararın ardından yaptığı açıklamada, "Barış güçlerimize yönelik her saldırı, uluslararası barış ve güvenliğe yapılmış bir saldırıdır. Bu karar, hesap verebilirliğin sağlanması yolunda önemli bir adımdır" dedi.
Sorumlular yargılanacak
Karar metninde, BM barış güçlerine karşı işlenen cinayet, yaralama, rehin alma, cinsel şiddet ve mülklerine zarar verme gibi eylemlerin, uluslararası hukuk kapsamında suç teşkil ettiği hatırlatılıyor. Üye devletlerden, bu suçları işleyenleri kendi ulusal yargı sistemlerinde yargılamaları veya gerektiğinde Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne sevk etmeleri isteniyor. Karar ayrıca, barış güçlerine yönelik saldırıların önlenmesi için daha etkili tedbirler alınmasını ve barış gücü konuşlandırılan bölgelerde güvenlik durumunun sürekli olarak değerlendirilmesini öngörüyor.
Artan saldırılara yanıt
BM barış güçlerine yönelik saldırılar, özellikle Mali, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Sudan'ın Darfur bölgesinde son yıllarda ciddi bir artış gösterdi. 2023 yılında 27 barış gücü askeri hayatını kaybederken, 2024'ün ilk yedi ayında bu sayı 18'e ulaştı. Saldırıların çoğu, aşırılık yanlısı silahlı gruplar tarafından gerçekleştirilirken, bazı durumlarda yerel milislerin de barış güçlerini hedef aldığı bildiriliyor. Karar, bu saldırıların barış süreçlerine ve sivillerin korunmasına verdiği zarara dikkat çekiyor.
Türkiye'nin tutumu
BMGK'nın geçici üyesi olan Türkiye, kararın kabul edilmesinde önemli rol oynadı. Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, oylama öncesinde yaptığı konuşmada, "Barış güçlerine karşı işlenen suçların cezasız kalmaması, uluslararası barış ve güvenliğin tesisi için elzemdir. Türkiye olarak, bu kararın hem hazırlık aşamasında hem de kabulünde aktif rol oynadık. Sorumluların adalet önüne çıkarılması için üzerimize düşeni yapacağız" ifadelerini kullandı.
Uygulamada zorluklar
Kararın uygulanması önünde bazı engeller bulunuyor. Uzmanlar, özellikle barış güçlerinin konuşlandığı birçok ülkede yargı sistemlerinin zayıf olduğuna ve siyasi iradenin yetersiz kaldığına dikkat çekiyor. Ayrıca, saldırıların faillerinin genellikle devlet dışı silahlı gruplar olması, uluslararası iş birliğini zorunlu kılıyor. Karar, BM üyesi ülkelerden bu konuda teknik ve hukuki destek sağlamalarını talep ediyor.
BM barış güçlerine yönelik saldırıların soruşturulması için bağımsız bir mekanizma kurulması da kararda yer alan önemli maddelerden biri. Bu mekanizma, delil toplama, tanık ifadeleri alma ve soruşturma dosyalarını ilgili yargı mercilerine sunma yetkisine sahip olacak.
Kararın kabul edilmesi, uluslararası toplumun barış güçlerine yönelik saldırılara karşı ortak bir duruş sergilemesi açısından tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak asıl test, kararın sahada uygulanması ve sorumluların gerçekten hesap vermesiyle ortaya çıkacak.